Frankenstein' ın yaratığı. Ona böyle diyorum çünkü onun bir adı bile yok. Bırak ad vermeyi onu sevmeye teşebbüs bile etmeyen bir yaratıcının elinden çıkan bir yaratık. Sevgiye ve ilgiye aç. Dünyada var olduğunda bir bebek kadar masum olan bu yaratığın , sevgisizliğinin zamanla nasıl kalbini esir aldığının hikayesi. Kitapta "eşi benzeri olmayan" olarak tanımlanan bu yaratıktan aramızda binlercesinin olması ne ironik.
Ben kitabı okurken ne Frankenstein 'ı ne de yaratığı haksız buldum. Her ikisi de kendince haklıydı. Her ikisinin de beklentileri, istekleri vardı. Gerçek olamayacak kadar umut dolu istekleri...