"
çünkü,
ben o'nu,
sabahın köründe de
sevdim,
akşamın zehrinde de
güneş yanarken,
kar, donarken de
yağmur hırçınlaştığında da
sakinleştiğinde de
ılık bir mevsim olmadık
ikimizde,
ya yaz'dık, ya da kış,
bi parça kafiyeli olacak ama 'yani bilirsiniz, kafiye sevmem'
yüreklerimize işlendik, nakış
nakış,
döktük saçtık şiirleri,
vurduk ya cümlelerin en dibine,
saçlarını toplasaydı daha mı güzel olacaktı,
yok yok,
öylece aynaya baktı,
gözleri,
gözlerindeki ışıltıya takıldı, ne güzeldi sevilmek,
bıraktı saçlarını,
tıpkı şiirleri gibi onlar da