"-Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun..!
-Peki, sen ne görüyorsun bakalım?
-İnsan, sadece insan. Seven acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.."
Bekçi, “Burası özel bir mezarlıktır” demiş. Buraya gömülen insanlar, mezar taşlarının üstüne gerçek yaşlarını değil, hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş, kimi 37 gün. 52′ yi geçen çıkmadı daha..''
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!