Ben mi çok duygusal yaklaşıyorum hayata yoksa insanlar mı kötü? Nasıl bir dönem ki kendimi asla ait hissetmiyorum. İğrenç duyguların esiri olmuş insanlar dolu her yer ve ben de tıpkı Gregor gibi hayal kırıklığıyla ölüyorum. Dostoyesvki insanlardan nefret etmekte çok haklıydı. Tek bir mesajla insanları kırıp mutsuz edebiliyoruz. Ah yaşamak! Ne ölümcül bir hastalıksın. Erdemli bireyler değiliz artık. Ne saygımız kalmış ne tahammülümüz. Oysa ben nezaketin olduğu bir dünya hayal ederdim hep. Yargılamadan önce sormak, kötülük istemeden önce doğruyu öğretmek çok mu zor arkadaşlar bu dönemde? Bakın bu normalleştirilmesin. Lütfen! Lütfen özünüzü anımsayın. Tek bir şeyle bütün uykumdan edildim. Dile getirmek istemediğim rahatsızlığım tetiklendi. Çok mu zevk verici bir şey bir destek isterken bilmediğin şeyden laf yemek? Mutsuzluktan değil doğruluktan ve insanlıktan beslenelim. Ve lütfen erdemli bireyler olmak için çabalayalım. Çünkü bu hayat hiç tanımadığınız birilerini üzmek isteyecek kadar ciddi değil, bari biz düzgün kalalım. Mutlu olalım...