Nil Deniz Coşkun

Nil Deniz Coşkun
Tiyatro Oyuncusu
Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı- Tiyatro
Isparta
24 Mayıs 1992
161 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
𝗧𝗲𝗸 𝗯𝗮şı𝗺𝗮 𝗶𝗹𝗲𝗿𝗹𝗲𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗮𝗸𝗹ı𝗺𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶, 𝗯𝘂𝗴ü𝗻𝗲 𝗸𝗮𝗱𝗮𝗿 𝗴𝗲𝗿ç𝗲𝗸𝘁𝗲 𝗯ü𝘁ü𝗻 𝘆𝗼𝗹𝗹𝗮𝗿ı 𝗯ö𝘆𝗹𝗲 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇 𝘆ü𝗿ü𝗺üş𝘁ü𝗺; 𝗴𝗲𝘇𝗶𝗻𝘁𝗶𝗹𝗲𝗿𝗲 𝘁𝗲𝗸 𝗯𝗮şı𝗺𝗮 çı𝗸𝘁ığı𝗺 𝗴𝗶𝗯𝗶, 𝘆𝗮ş𝗮𝗺ı𝗺ı𝗻 𝗯ü𝘁ü𝗻 𝗮𝗱ı𝗺𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı 𝘁𝗲𝗸 𝗯𝗮şı𝗺𝗮 𝗮𝘁𝗺ış𝘁ı𝗺. 𝗗𝗼𝘀𝘁𝗹𝗮𝗿, 𝗮𝗸𝗿𝗮𝗯𝗮𝗹𝗮𝗿, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗹𝗲𝗿𝗶𝘆𝗹𝗲 𝗶𝘆𝗶 𝗸𝗼𝗻𝘂ş𝘂𝗽 𝗴ö𝗿üş𝘁üğü𝗺 𝘁𝗮𝗻ış𝗹𝗮𝗿, 𝘀𝗲𝘃𝗴𝗶𝗹𝗶𝗹𝗲𝗿 𝗵𝗲𝗽 𝗯𝗲𝗻𝗶𝗺𝗹𝗲 𝗯𝗲𝗿𝗮𝗯𝗲𝗿 𝗼𝗹𝗺𝘂ş, 𝗮𝗺𝗮 𝗮𝘀𝗹𝗮 𝗯𝗲𝗻𝗶 𝗯ü𝘁ü𝗻ü𝘆𝗹𝗲 𝘀𝗮𝗿ı𝗽 𝘀𝗮𝗿𝗺𝗮𝗹𝗮𝘆𝗮𝗺𝗮𝗺ış, 𝗵𝗶ç𝗯𝗶𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻 𝗶ç𝗶𝗺𝗱𝗲𝗸𝗶 𝗯𝗼ş𝗹𝘂ğ𝘂 𝗱𝗼𝗹𝗱𝘂𝗿𝗮𝗺𝗮𝗺ış, 𝗶𝘇𝗹𝗲𝗱𝗶ğ𝗶𝗺 𝘆𝗼𝗹𝗹𝗮𝗿𝗱𝗮𝗻 𝗮𝘆ı𝗿𝗮𝗿𝗮𝗸 𝗯𝗮ş𝗸𝗮 𝘆𝗼𝗹𝗹𝗮𝗿𝗮 ç𝗲𝗸𝗶𝗽 𝗮𝗹𝗮𝗺𝗮𝗺ış𝗹𝗮𝗿𝗱ı 𝗯𝗲𝗻𝗶. 𝗞𝗶𝗺 𝗯𝗶𝗹𝗶𝗿 𝗯𝗲𝗹𝗸𝗶 𝗱𝗲 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶𝗻 𝗶𝘇𝗹𝗲𝘆𝗲𝗰𝗲ğ𝗶 𝘆𝗼𝗹, 𝗳ı𝗿𝗹𝗮𝘁ı𝗹ı𝗽 𝗮𝘁ı𝗹𝗺ış 𝗯𝗶𝗿 𝗼𝗸 𝘁𝗮𝗿𝗮𝗳ı𝗻𝗱𝗮𝗻 ç𝗶𝘇𝗶𝗹𝗺𝗶ş𝘁𝗶 ö𝗻𝗰𝗲𝗱𝗲𝗻; 𝗶𝘀𝘁𝗲𝗿 𝗮𝗹ı𝗻𝘆𝗮𝘇ı𝘀ı 𝗱𝗲𝗻𝗲𝗻 ş𝗲𝘆𝗲 𝗸𝗮𝗳𝗮 𝘁𝘂𝘁𝘀𝘂𝗻, 𝗶𝘀𝘁𝗲𝗿 𝘆𝗮𝗹𝘁𝗮𝗸𝗹𝗮𝗻𝘀ı𝗻 𝗼𝗻𝗮, 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀 ç𝗼𝗸𝘁𝗮𝗻 𝗯𝗲𝗹𝗶𝗿𝗹𝗲𝗻𝗺𝗶ş 𝗯𝗶𝗿 ç𝗶𝘇𝗴𝗶 ü𝘇𝗲𝗿𝗶𝗻𝗱𝗲 𝘀ü𝗿ü𝗸𝗹𝗲𝗻𝗺𝗲𝗸𝘁𝗲𝘆𝗱𝗶 𝗯𝗲𝗹𝗸𝗶.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Okuduktan Sonra Koca Bir Ömrü Sorgulatacak 7 Kitap Cümlesi 1. Albert Camus - Düşüş Bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi. Her şeyi feda etti ona; dostlarını, emeğini, dürüstlüğünü bile.. Ama bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. Canı sıkılıyordu, hepsi bu. İnsanların çoğu gibi canı sıkılıyordu. 2. Gabriel García Márquez - Yüzyıllık Yalnızlık Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? 'Anlatsam mı, anlatmasam mı? kararsızlığımız. Bu sevgi beni acıtır mı?" kuşkularımız. 3. John Steinbeck - Fareler ve İnsanlar Hani bazen olur ya; yaşanan o an yerleşti kaldı ve tek bir andan çok daha uzun bir süreye yayılıp geçmek bilmedi. Sesler durdu, hareketler durdu, bütün bunlar tek bir andan çok ama çok daha uzun sürdü. 4. Paulo Coelho - Simyacı Yüreğine acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek acı çekmez. 5. Ahmet Ümit - Aşk Köpekliktir Geçecek, her şey geçer, hepsi geçer. Hatta sonra, çok sonra anılar hükmünü yitirdikten, onu iyice unuttuktan, içindeki acının yerini kocaman bir boşluk aldıktan, keşke geçmeseydi dedikten sonra, keşke acısını bir hastalık gibi yüreğimde taşısaydım desen bile geçer. Zaman insanla oynamayı seven hem zalim hem de merhametli bir tanrıdır. Ona karşı çıkamazsın, yapman gereken beklemek. Onun, derin bir unutuşla bizi rahatlatacak örtüsünü üzerimize örtmesini beklemek... 6. Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı Gel. Yeniden iyi biri olmak mümkündür, demişti tam

Nil Deniz Coşkun

, bir kitap okudu
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu
7.8/10 · 1.822 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Kitabın adını rafta görünce direkt yöneldim ve aldım. Sanki bana seslenmiş gibiydi. Zaten Gülseren hocanın bütün kitaplarını zevkle okuyan biri olarak yine aynı lezzeti aldım. Canım kadınların Canım hikayelerini okurken, çoğu bölümde kendimi buldum. Su gibi akıp giden bir kitap. Sevgiyle tavsiye ediyorum
Görünmeyen KadınlarGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20231,822 okunma
Dostoyevski, Yeraltından Notlar kitabında "Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık." der ve bilincin getirdiği acıdan bahseder. Hiçbir şeyin farkında olmayan, yaşadığını sanan ama sadece sürüklenen biri olmak Dostoyevski'nin ne karakterine ne de kafa yapısına uygundur. Her şeyin farkındadır, her şeyi anlar ve bunun acı verdiğini de söyler ama elinde değildir acı çekmeyip her şeyi kabullenmek. İsyan eder; acısına, olaylara, duygularına, herkes gibi olup bir kabın şeklini alamamasına ama nafile; acı onun ruhundadır çünkü isteminde değil. En sonunda farkındalığına bir farkındalık daha eklenir ve bu Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov'un ağzından çıkar; "Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek!" diye. İnsanların bu kadar sığ, bu kadar bilinçsiz ve bu kadar basit olmasına hem kızar hem de kendisi öyle olamadığı için içten içe üzülür. Nasıl mutlu olunacağını da bilir hatta ve Budala'da "Dar kafalılar daha fazla mutludurlar. Dar kafalı olan sıradan bir insan, kendisini çok önemli ve sıradışı bir insan zanneder." da der ama yine de bir türlü 'çok önemli ve sıradışı bir insan' olamaz. En sonunda "Istırap ve acı, geniş vicdanlarla derin yürekler için her zaman zorunludur. Bana öyle geliyor ki gerçekten büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadırlar." diyerek kendini kabullenir. D Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski