Kara keşiş
Hepimizin içinde bir deli olduğuna dair anlatılan öykü; Kara Keşiş. Öykü, görkemlilik kuruntusuna kapılan vasat bilim insanı Kovrin’le ilgilidir. Bu genç adam kendisinin bir dâhi, Tanrı’nın seçilmiş kullarından biri olduğuna inanmaktadır. Yazar bu öyküsünde delilik ile dâhilik arasındaki olası ilişkiye işaret eder.
Ben kitabı okurken Altıncı Koğuş’u okurmuş gibi hissettim birbirine çok benzettiğim iki kitap oldu. Öyküde hayal ürünü olan Keşiş Kovrin'in aslında aklından geçenlerin yansımasıdır. Ama Kovrin bunu ilahi bir güç olduğuna kendini inandırmakla yetiniyor. Bu keşiş onun sonunu getiremeye yönelik olacak ama bunu fark etmesi uzun sürecek. Aslında hepimizin aklından konuştuğu birisi yok mudur? Şahsen benim oldu. Öyküyü okurken kendime sorduğum sorulardan oldu acaba bende mi delilik arasındaki ince çizgide gidip geliyorum?
Kovrin, çocukluğunun geçtiği köye döner ve burada kimden duyduğunu ya da nereden okuduğunu bilmediği bir rivayeti hatırlar. Bu rivayet bir gün gerçekleşir ve bu rivayetin ana kahramanı “Kara Keşiş” Kovrin’ in yaşamına girer. Kara Keşişle olan konuşmalarını kendisine insanları ve hayatı sevmesine yol açar ta ki karısı bu durumu fark edene kadar. Bu durum ise Kovrin’in istenmeyen felaketine yol açar.
Kitabı beğendim. Çehov’un kitaplarını çoğunlukla beğeniyorum zaten. Anlatımı ve süslü cümleleri beni çok etkiliyor. Eğer Çehov okumayı seviyorsanız eminim ki bu kitabı da beğenirsiniz.