Pınar

“Hayatım boyunca kendimi bir arada tutmak için çok çaba sarf etmiştim. Dökülüp dağılmaya teşne parçalarımı öyle sağlam bir tutkalla yapıştırmam gerekmişti ki, bu sağlamlık beni galiba taşa çevirmişti. Taş yerinde ağırdı. Şimdiyse o taşı yerinden kaldırmam gerekiyordu, belki de o yolda başına ne gelir diye düşünmeden, öylece bayırdan aşağıya yuvarlamam.”
Reklam
“Atacağım adıma çok büyük anlamlar yüklemekten geri duruyordum, ben o serüvenci insan değildim, “Bir gün yola çıktım ve bütün hayatım değişti” demeyecektim muhtemelen ama değişebilecek şeyler olduğunu biliyordum.”
“Ben kırk sekiz yaşındaki Türkan, bütün yaşamımı durarak geçirmiştim. Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim. (…) Ben bugüne kadar hiç yegane öznesi olduğum bir işe kalkışmamıştım. Hiç kendi kaderimi tayin edecek bir adım atmamış, ekseriyetle bana gösterilen yere ilişmiş, bundan şikayet etmemiş ama şimdilerde yeni yeni ve epey sarsılarak fark ettiğim şekilde bu sınırları belirlenmiş hayattan sandığım kadar tatmin olmamıştım.”
“Kaygıya mahal bırakmadan çık yola. İyi şeyler birdenbire olur.”
“Son birkaç gündür aklımdan çıkaramadığım biraz daha uzağa gitme fikrinin bana söylediği bir şey vardı: Bazı şeylerin zamanı gelmiş olmalıydı artık.”
Reklam