“Gerçekte asla olmayacak bir baba yarattım içimde, küçük bir oğlan çocuğunun ölümünü seyrederek, günlerce yanında oturup bu korkunç, şaheser güzel temsilin bir ânını bile kaçırmadan. Dünyada son olarak baktığı kişi ben olacaktım. Ölmek üzereyken gözlerime baktığında ölen o olmayacaktı, hiçbir zaman doğmamış bütün çocuklarım olacaktı. Yeryüzünün bir yerinde benim olan topraklar yarattım kendime, kuzeyden gelen bir adamın şarkı söylediğini duyunca. Ve insan onu dinliyor ve görüyordu, ovayı görüyordu, etraftaki dağları, sakin akan ırmağı, kışın karları, geceleri kurtları... Adamın şarkısı bitince benim topraklarım da yok oldu, temelli, kim bilir nerelerde olan. Edinmek istediğim dostlar yarattım kendime, o akşam senin için ve seninle birlikte çaldığımız zaman, yüz ifadende, gözlerinde gördüm, hepsini, sevgili dostlarımı. Sen kalkıp gittiğin zaman onlar da kalkıp gitti seninle.”