Alessandro Baricco

Alessandro Baricco

Yazar
8.2/10
173 Kişi
·
457
Okunma
·
26
Beğeni
·
2.143
Gösterim
Adı:
Alessandro Baricco
Unvan:
İtalyan Yazar ve Yönetmen
Doğum:
Torino, 25 Ocak 1958
Genç kuşak İtalyan romancılarından olan Alessandro Baricco, 1958 yılında Torino kentinde doğdu. Öfke Şatoları ve Oceano Mare adlı romanları çeşitli roman ödüllerine değer görüldü. İpek adlı kısa romanı pek çok dile çevrildi, İtalya'da uzun süre çok okunan kitaplar listesinin başında kaldı.
Deli değilim ben, kardeşim. Kendimizi kurtarmak için bir yöntem bulduğumuz zaman deli değilizdir. Aç hayvanlar gibi kurnazızdır. Bunun delilikle ilgisi yoktur.
1861 yılıydı, elektrikle aydınlanma henüz bir varsayımdı...
Alessandro Baricco
Sayfa 5 - Can Yayınları - 1. Basım - 1996 - Çeviri: Şemsa Gezgin
- Tuhaf bir acı bu.
- Hiçbir zaman yaşayamayacağın bir şey için özlemden ölmek.
Alessandro Baricco
Sayfa 89 - Can Yayınları - 1. Basım - 1996 - Çeviri: Şemsa Gezgin
62 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
.
Kimileri sayfalar dolusu mürekkep harcar, kimisi ise az mürekkep ile insan zihninin sayfa harcamasını ister.
Öz, çarpıcı ve bir o kadar da akıcı bir kitap.
.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Sabırla dut yaprağı atlastan kumaş döner. Hiç merak ettiniz mi neden elma, armut yaprağı değil de dut yaprağı. Çünkü ipekböcekleri en çok beyaz dut yaprağını sever ve bu yaprakları yedikten sonra salgılayarak en güzel kumaşları bizlere sunarlar.

Gerçek bir ipek kumaş insanda hiçlik duygusu yaratır. Teninize, elinize ya da herhangi bir yerinize temas ettiğinde o hiçliğin sizi sardığını ve mutlu ettiğini anlarsınız. Çünkü bilirsiniz ki o ipek yoktan var oluşun bir sebebi olan “hiçliği” barındırmaktadır.

Hikâye 1861 yılında 32 yaşında olan Fransa’nın Lavilledieu adlı kasabasında Herve Joncour’un başından geçen olayları anlatmaktadır. Asıl mesleği orduda asker olan bu güzel abimiz, küçük bir yönlendirme ile ipekböceği işine dalar ve bu dalış dünyayı gezmesine neden olur.

“Mayıs ayının ilk günlerinde yumurtalar açılıp, bir tırtıl sallıyorlardı dışarı. Dut yapraklarından oluşan otuz günlük çılgınca bir beslenmeden sonra, bu kez bir kozanın içine kapanıyordu tırtıl, aradan iki hafta geçince de kelebek olup deliyordu kozayı ve arkasından bin metre ham ipek iplik ve yüklüce Fransız Frank’ından oluşan bir servet bırakarak uçup gidiyordu...”

Bir adet ipekböceği ortalama yüz yirmi yumurta bırakır ve her geçen nesilde sayısız ipek böceğine sahibi olabilirsiniz. İki yüz adet ipekböceğine sahipseniz eğer, bu işe de gönül vermek isterseniz aylık yedi bin Türk lirası kazanma şansınız çok yüksektir. Arıcılık sektöründen sonra en büyük ve en kazançlı yetiştiriciliklerden birisidir.

Konunun geçtiği zamanlarda Avrupa ve Afrika’da bir salgın baş gösterir ve Herve sağlam ipekböceği yumurtalarını satın almak için “dünyanın sonu” olan Japonya adasına seyahatleri başlar.

“Japonya’ya gitmek üzere yola çıktı. Metz yakınlarında Fransız sınırını aştı, Württemberg ve Bavyera’dan geçerek Avusturya’ya girdi, trenle ilkönce Viyana’ya, sonra Budapeşte’ye, oradan da Kiev’e ulaştı. At sırtında iki bin kilometre giderek Rus bozkırlarına geçti. Ural’ları aştı, Sibirya’ya girdi, kırk gün daha yol gittikten sonra Baykal gölüne ulaştı. Orada yaşayanlar “deniz” diyorlardı bu göle. Amur Irmağını izleyerek, Okyanus’a ulaşana dek Çin sınırı boyunca ilerledi. Okyanus’ geldiğinde Sabirk limanında on bir gün bekledi, sonra Hollandalı bir kaçakçı gemisine binip, Japonya’nın Batı kıyısındaki Capo Teraya’ya ulaştı. Yürüye yürüye, dolambaçlı yollar izleyerek, İşikava, Toyama, Niigata’dan geçti ve Fukuşima’ya gitti, oradan da Şirakava’ya vardı, kentin çevresinden dolanıp doğuya gitti, iki gün bekledi, sonunda siyahlar giymiş bir adam geldi ve gözlerini bağlayarak…”

Yazarın arı dili ve konunun sürükleyici sadeliği gerçekten kitabın devamlılığını çok iyi şekilde devam ettiriyor. Sonunda ise gerçekten bir sürpriz ile karşılaşıyorsunuz.

Asıl amaç aslında elimizde olanların kıymetini asla bilmediğimiz bir yere götürüyor yazar bizi. Neden hep başka türlü arayış içerisine girer de yanımızda asıl bizim için değerli olanları görmeyiz? Neden bunun farkına iş işten geçtikten sonra varırız?

Kitabın hardal renkli sayfaları ve 1996 ilk basım olması ise benim için ayrı bir güzellikti. Severek okudum ve zevk aldığımı bilmenizi isterim. Okunulası ve tavsiye edilebilesi bir eser.

Sevgi ile kalın.


Baldabiou, yirmi yıl önce kasabaya gelip, doğruca belediye başkanının ofisine giden ve geldiğini bildirmelerine fırsat vermeden içeri dalıp, yazı masasının üzerine günbatımı rengi ipek bir eşarp koyan ve başkana şu soruyu soran adamdı:
- Bu nedir biliyor musunuz?
- Kadın işi.
- Yanıldınız. Erkek işi: para.
Belediye başkanı onu kapı dışarı etmişti o zaman. Bunun üzerine Baldabiou gidip nehir kıyısına bir ipek eğirme yeri, ormanın arkasına ipekböceği yetiştirmek için bir depo, Vivier’e giden yolun başına da Azize Agnese’ye adadığı küçük bir kilise inşa ettirmişti. Yaklaşık otuz kişiyi işe almış, İtalya’dan her yanı tekerlek ve çark dolu esrarengiz, ahşap bir makine getirtmişti; yedi ay boyunca da hiç konuşmamıştı. Sonra yeniden gitmişti belediye başkanının yanına ve tam otuz bin franklık kocaman banknotları sırayla önüne dizmişti.
- Bunlar nedir, biliyor musunuz?
- Para.
- Yanıldınız. Bunlar sizin hıyar olduğunuzun kanıtıdır.
…”
156 syf.
·Beğendi·10/10
Alessandro Baricco, modern hayal gücümüzün anlatı tarzıyla yirmi bir Homeric karakterin sesi ile Truva kuşatmasını yeniden yaratmış.


Homer'in panoramik kapsamından hiçbir tarafını feda etmeyen Baricco, Homeric müfrezeden vazgeçip ve selefinin hiç keşfetmediği öznel deneyim alanlarını kabul eder.
Chryseis'in geri dönüşünden Hector'un gömülmesine kadar, sanki ordaymışsınız ve bu olaylara şahit olmuşsunuz gibi hissettiren bir anlatıma sahip. Bu örnekte tanrıların kaprisleri tarafından değil, insan doğasının diktatörlükleri tarafından düzenlenen olaylar işleniyor. İlyada kısaca; Andromache, Patroclus, Priam ve geri kalanı ile korkunç bir savaş karmaşasına, aşk hayatlarına ve prens konseylerinin cazibesine değiniyor.


Efsanevi destanı şaşırtıcı yeni bir yaklaşım ile sadeleştiren Baricco, bize bambaşka bir İlyada veriyor. Eserleri dönüştürme başarısı ile bilinen Baricco, Homer'in vazgeçilmez klasiğinin tüm okuyucularını memnun edecek ve büyüleyecek bir halde bizlere sunmuş..
62 syf.
·1 günde·9/10
Masalsı bir anlatım,bitmesini istemediğiniz bir hikaye, Bindoküzyüzün öyküsünü dinlerken kimi zaman o imkansız müziği içinizde hissediyorsunuz, kimi zaman fırtınada piyanoyla birlikte siz de dans ediyorsunuz. Henüz seyretmediyseniz filmini de izlemek isteyeceksiniz.
156 syf.
·5 günde·7/10
Çağdaş yazarlardan A. Baricco'nun yazmış olduğu bu eser Homeros'un Ilyada'sının düzyazıya, roman havasına büründürülmüş ve Tanrılardan arındırılmış bir halidir. Orijinalinde 24 bölüm olan bu destan 150 sayfa kadar hale getirilmiş, destan epeyce sadeleştirilmiştir. Bölümler halinde olan bu kitap okunması kolay olsa da orijinalliğinden kopuk olduğunu düşündüğüm için kusurludur. Homeros'un ya da Zeus'un savaşta hangi tarafı tuttuğunu net olarak bilemeyiz. Ama bu eserde yazar Baricco, yazım şeklinden, Akhaların tarafını tuttuğunu sezinledim. Ayrıca kitapta en çok yer verilmesi gerekenlerden çok, yan karakterlere epeyce yer verilmiş ve onların gözünden olaylar anlatılmış. Yine roman havasına büründürülen bu eserin, bir roman tadı, edebi haz vermesini beklerdim. Hayal kırıklığı diyemem ama umduğumu da buldum diyemem.
128 syf.
·10/10
Bir kitap okudum hayatım değişti. Andremi bulup öldürmem uzun zamanımı alacak gibi ama buna çabalama ve bu serüven benim için gayet eğlenceli olacak gibi duruyor. Kitap sıradan din baskısıyla yetişen çocukların hayatlarından daha fazlası. Köprüden atacağımız çok insan var ama önce bizim atlamamiz gerek. Kitaba başlamadan önce kafanızın içindeki tüm düşünceleri bir kenara bırakın ve sadece okuyun, ilk okuduğunuzda değil belki ama muhakkak anlayacaksınız. İyi okumalar :))
62 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Klostrofobisi olan bir kaptan, kör bir dümenci, kekeme telgrafçı, adını söylemenin imkansız olduğu bir doktoru olan bir transatlantik  Virginian'da  var olan muhteşem bir Caz Orkestrası ve onun mucize piyanisti  Danny Boodmann T.D. Lemon Bin Dokuz Yüz'ün sıra dışı hayatını, Atlantik Caz Orkestrasının trompet ustasının ağzından dinliyorsunuz. Gemide tekedilmiş bir çocuk olarak doğup büyüyen ve hiç karada yaşayamamış farklı karakter Bindokuzyüz. Etkileyici bir son.
171 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitap şaşırtıcı derecede güzel.
D&R can yayınları 7 tl kampanyasından almıştım ve dün okumaya başlayıp bugün bitirdim. Soluksuz ve şaşırtıcı biçimde güzel olan kitabı tek seferde bitirdim.
Bu kitabı mutlaka okumanızı dilerim
176 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Mr. Gwyn, Londra’da yaşayan, gayet başarılı bir yazardır. Bir gün artık yapmak istemediği elli iki şeyi listeler ve yazarı olduğu gazeteye bir sonraki yazısı olarak teslim eder. Bu listenin en sonunda artık kitap yazmayacağını da belirtmiştir. Aynı zamanda en yakın arkadaşı olan menajerinin ısrarlarına rağmen Mr. Gwyn artık kitap yazmamakta kararlıdır. Ancak bir süre sonra, zihininde kelimeler uçuşurken ne yapacağını bilemez ve koca bir boşluğa düşer. Eski yazar bir kopyacı olmaya karar verir ve tüm hikaye başlar.

Farklı, zihin açıcı bir roman. Tavsiye ederim.
156 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Baricco, Homeros' un İlyada' sını özgün bölümlerini öne çıkararak 'Tanrıların terk ettiği dünyanın destanı' nı romanlaştırarak yazar. Baricco, destanın orjinal halinde sürekli yenilenen yerleri ve tanrıların olduğu sahneleri çıkararak olayların kopmadan okunacağı güzel bir kitabı oluşturur. Kendinden de bir şeyler katmak ister ve tamamı kitapta italik şekilde yazılır ki Homeros' un İlyada' sından ayrışır.
2004 yılında Torino ve Roma' da on binden fazla kişinin önünde okunan kitap, güzel bir Baricco romanı olarak halen okunur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alessandro Baricco
Unvan:
İtalyan Yazar ve Yönetmen
Doğum:
Torino, 25 Ocak 1958
Genç kuşak İtalyan romancılarından olan Alessandro Baricco, 1958 yılında Torino kentinde doğdu. Öfke Şatoları ve Oceano Mare adlı romanları çeşitli roman ödüllerine değer görüldü. İpek adlı kısa romanı pek çok dile çevrildi, İtalya'da uzun süre çok okunan kitaplar listesinin başında kaldı.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 457 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 305 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.