"Kendi öznelliğinden kaçış yoktur. Şu anda, dünya sana karmaşık ve gizemli geliyor ama sen değişirsen, dünya sana daha basit görünür. Buradaki mesele, dünyanın nasıl bir yer olduğu değil, senin nasıl birisi olduğun."
"Hiçbirimiz tarafsız bir dünyada yaşamıyoruz; tam aksine, bizim anlamlandırdığımız öznel bir dünyada yaşıyoruz. Senin gördüğün dünya, benim gördüğüm dünyadan farklı ve dünyanı başkasıyla paylaşman imkansız."
"FiLOZOF: Dediğimde bir değişiklik yok. Dünya basit, hayat da öyle.
GENÇ: Ama nasıl olabilir? Herhangi bir kişi bile dünyanın zıtlıklardan oluşan karmakarışık bir yer olduğunu görebilir.
FiLOZOF: Ama bunun nedeni, dünyanın karmaşık bir yer olması değil. Nedeni, senin dünyayı karmaşık hale getirmen."
"Sonsuza dek süren bir geleceği hayal edebilir ve dilediklerini yapabilirler. Acı gerçekleri görmelerine gerek yoktur - gözleri bağlıdır. Dolayısıyla, onlar göre dünyanın basit bir yapısı olması gerekir. Ama bir çocuk olgunlaşıp yetişkinliğe adım attıkça, dünya gerçek tabiatını gösterir. Kısaca söylemek gerekirse, çocuk gerçekleri ve neleri yapmasına izin verildiğini öğrenir. Fikirleri değişir ve gördüğü tek şey imkansızlık olur. Romantik görüşü sona erer ve bunun yerini acımasız realizm alır."