Nimo10

Eski hikayelerde, sonsuza kadar mutlu yaşamadan önce kahraman bir yolculuk sırasında öfkeli ejderhalarla ve kötü büyücülerle karşılaşmak zorundadır. Bu metafor ruhun keşfi için de geçerlidir.
Reklam
İnsanları gerçekten memnun eden şey zayıf veya zengin olmaları değil hayatlarıyla ilgili iyi hissetmeleridir.
“Keşfettiğim” şey mutluluğun başa gelen bir şey olmadığıdır. İyi talihin veya rastgele şansın sonucu değildir. Paranın satın alabileceği veya gücün emir verebileceği bir şey değildir. Dış olaylara değil onları nasıl yorumladığımıza bağlıdır. Mutluluk aslında her kişi tarafından hazırlanılması, yetiştirilmesi ve özel olarak savunulması gereken bir koşuldur. Kendi iç deneyimlerini kontrol etmeyi öğrenen insanlar hayatlarının kalitesini belirleyebilirler ve bu da her birimizin mutlu olmaya en çok yaklaşabileceği durumdur.
“Buz gibi baksa da itiraz etmedi. Böylece bir şey keşfettim hayatta. Onun gibi ceberutlar kudretlerini kendi güçlerinden değil, başkalarının zayıflığından almaktaydı. Eğer sarayda kalacaksam, bu şehirde tutunacaksam, kendime bir harem kurmalıydım, içine herkesten uzak olmasını dilediğim yanlarımı koyacaktım: zaaflarım, hırslarım, kırgınlıklarım, sırça yüreğim. Ağası da ben olacaktım o haremin, sultanı da. Ve bundan böyle kimsenin içeri girip bu saklı yanlarımı görmesine izin vermeyecektim. Ustamın bile...  
“Fakat şayet bir işi başarmak istiyorsan, onu neden bir başkasının değil, senin yapman gerektiğine kâinatı ikna etmen lazım. Bunun da tek yolu çalışmaktır.”
Reklam