Nimo10

Evleri, eşleri ya da çocukları için çok pahalı şeyler satın almak amacıyla hor gördükleri işlerde çok uzun saatler boyunca çalışan kadınlar gördüm. Bunlar küçümsenemeyecek yeteneklerini arkadaki ocağa atarlar. Yazı yazmaya oturmadan önce evdeki her şeyi temizlemekte ısrar eden kadınlar gördüm... elbette, ev temizliğinin tuhaf yanını biliyor olmalısınız... asla sonu gelmez. Bir kadını durdurmanın en iyi yoludur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Uzun zaman önce İngilizce’deki alone(yalnızlık) sözcüğü, ayrı iki kelime olarak ele alınırdı: All one(hep bir). All one olmak, temelli ya da geçici olarak tamamen bir bütün olmak, birlik içinde olmak demektir. Yalnızlığın amacı tam olarak budur , hep bir olmaktır. Modern kadınlarda çok yaygın olan tükenmişlik halinin tedavisi, eskilerin dediği gibi “atına atlayıp istediği yere gitmesini” sağlayan tedavi budur.
Masaldaki gibi, planlı yalnız kalma uygulamasını düzenli bir şekilde yaparsak, kendimizle kıyılarımıza yaklaşan vahşi ruh arasında bir konuşmayı başlatırız. Bunu sadece vahşi ve ruhani doğaya “yakın olmak” için yapmayız; ezelden beri gelen mistik gelenekteki gibi, bu birliğin amacı, bizim sorular sormamız ve ruhun da öğütler vermesidir.
Öyleyse, yorgun düşen, geçici olarak dünyadan usanan, mola vermekten korkan, durmaktan korkan kadınlar, yol yakınken uyanın! Sonsuza kadar önünüze gelen herkese yardımcı olmanız için size bağırıp duran şu gürültülü gongu battaniyeyle örtün. Geri geldiğinizde eğer isterseniz, üstünü tekrar açmanız için orada olacaktır. Zamanı geldiğinde eve gitmezsek, odağımızı yitiririz. Deriyi tekrar bulmak, giymek, sıkıca düğmelemek, tekrar eve geri dönmek, geride döndüğümüzde daha etkili olmamıza yardım eder.
Kadınların “her şeyi iyileştir, her şeyi tamir et” baskısı, bize kültürlerimizin yüklediği gerekliliklerden oluşan büyük bir tuzaktır. Esas olarak bu gereklilikler yalnızca orada öylece durarak eğlenmediğimizi, ama ödenebilir bir bedelimiz olduğunu -ve söylemek doğru olur, dünyanın kimi bölgelerinde de bir değerimiz olduğunu ve bu nedenle yaşamımıza izin verilmesi gerektiğini- kanıtlamaya dönük baskılardır. Bu baskılar psişelerimize biz henüz çok küçükken, onları yargılayabilir veya karşı çıkabilir durumda değilken sokulur. Bizim için yasa haline gelir... Ta ki biz onlara meydan okuyana kadar ya da meydan okumadıkça...