Değerli Okuyucum , bazı şeyler içimi kemirip duruyor. Ne olur bana bunların yanıtını bulun. Örneğin, siz insanı eski alışkanlıktan vazgeçirmek, onun iradesini bilimle, sağduyuyla uzlaşacak biçimde düzenlemek istiyorsunuz. Fakat insanların öylesine değişmesinin yalnızca olanaklı değil, aynı zamanda zorunlu olduğunu nereden biliyorsunuz? İnsan iradesinin böylesine düzeltilmeye gereksinmesi olduğu konusundaki kararınıza neye göre veriyorsunuz? Kısacası, böyle bir düzeltmenin, insana gerçekten de yarar sağlayacağına nasıl karar verdiniz? Açıkça konuşalım: Aklın ve matematiğin desteklediği gerçek ve normal çıkarlara karşı gelmenin, insan için hep yararlı olduğuna, bunun hepimiz için bir yasa sayılacağına neden bu kadar şiddetle inanıyorsunuz? Şimdiye dek bu, yalnızca sizin bir tahmininizdi .Bunu mantık yasası olarak kabul etsek bile bunun insanlığa uygulanabileceğine söylenebilir mi? Belki de beni deli sanıyorsunuz. İzin verin, size açıklayayım. İnsan yaratılıştan yapıcılığa, onun bilinçli olarak amacına ulaştırabilecek bir mühendisle, yani sürekli, yönü neresi olursa olsun, kendisi için yol açmaya mahkum edilmiş bir yaratık olduğunu kabul ediyorum. Kim bilir, belki de kendisi için yol açma zorunluluğu, onu arada bir kaçamak yapmaya yöneltiyordur. İşinde gücünde olanlar, genellikle akıllıdan yoksul olmakla birlikte, kendileri için açmaya çalıştıkları yolun, genel olarak günün neresi olursa olsun bir yerlere gittiğini bilirler. Fakat, burada önemli olan gidilen yolun yönü değil, ki yolun varlığı ve aklı başında uslu çocukların, mühendislik sanatını gözden uzak tutmayarak akıllı uslu çalışmalarıdır. Hepimiz de biliriz ki tembellik kusurların anasıdır.