Ninel Nva

Yazımızın ilk satırlarına; yağmurla ve toprakla başlamıştık, son satırlarımızı da yine bir Bilgeye kulak vererek toprakla bitirelim: “Övünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış, hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insa-nın övünmesi neye yarar?”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
21. yüzyılın insanı gitgide yalnızlaşan insandır. Bazı insanlardaki kibir, yanı başında; bencilliği, benmerkezciliği ve hırsı bulundurduğu için bu insanlar bir süre sonra kendisini yine kendi eliyle tabulaştırır. Çevrenize şöyle bir bakarsanız; kibirli ve bencil insanların etrafındaki insanlarla olan ilişkilerinin çok yapmacık veya etik dışı olduğunu fark edersiniz.
“Bencillik ve Kendini Sevme” adlı kitabında Erich Fromm “İç dünyasında değersiz olduğunu hisseden insan, kendini yüceltmek ihtiyacında olan insandır. Kendini seven insan ise dostuna karşı nazik ve cömert olmak için gereken temele sahiptir” diyerek bizleri düşündürür.
Evet, bir sürahi kendisini dolduramadan; nasıl bir bardağı doldurabilir? Ebeveyn kuşlar uçmayı iyi bilemezse; yavru kuşları nasıl uçurabilir? Yağmur dolu bulutlar olmadan; nasıl yeryüzünde filiz yeşerebilir? Bir ağaç, hayat dolu, hikmet dolu ve anlam dolu meyveler veremezse; o meyvelerin çe-kirdekleri nasıl, yere düştükten sonra tekrar güzel meyveler verebilecek bir ağaca dönüşebilir..?
Bukowski; “Hemen herkes dâhi doğar, geri zekâlı gömülür” derken, söylemi kaba olsa da eleştirel bir yaklaşımla dü-şündürücü bir söz söylüyor. Hepimiz dâhi doğup geri zekâlı ölmesek de; çoğumuz itibarîyle potansiyeli yüksek insanlar olarak doğduğumuz doğru. Fakat yanlış teşhis, yanlış tedavi ve yanlış uygulamalarımızla, yine kendi ellerimizle kendimizi ve gençlerimizi bitirdiğimiz de acı bir gerçek.