İnsanın arkadaşını unutması ne acı. Kaldı ki arkadaşı olan kaç kişi var içimizde? Bir gün onu unutursam gözleri sayıdan başka hiçbir şey görmeyen büyüklere dönerim.
Bu gezegeni bir zamanlar teleskopla ilk defa gören biri olmuş: 1909'da bir Türk gökbilimcisi.
Bu konuda hazırladığı raporu Uluslararası Gökbilimciler Kurultayı'na sunmuş. Ama başında fes ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamış. Büyükler böyledir işte.
Bereket versin, Asteroid B-612'nin onurunu kurtarmak için dediği dedik bir Türk önderi tutmuş, bir yasa koymuş: Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde Kurultay'a gelmiş. Tabii bütün üyeler görüşlerine katılmışlar.
Ama hepsinin verdiği karşılık birdi:
"Şapka"
Tabii bende artık onlara ne boa yılanlarından ne balta girmemiş ormanlardan ne de yıldızlardan söz açıyordum. Onların düzeyine iniyordum. Briç diyordum,golf politika kıravat mıravat. Onlar da böyle aklı başında birisiyle tanıştıkları için bayağı seviniyorlardı.
Büyükler boa yılanların içten ve dıştan gösteren resimleri bir yana bırakıp tarih, coğrafya, aritmetik ve dilbilgisiyle ilgilenmemi öğütlediler.
Böylelikle daha altı yaşımda,bana parlak bir gelecek sunan resim sanatından vazgeçtim.