Birdenbire kendimi o kadar yalnız buldum ki,oda kapısında herhangi bir tanıdık yüz görüneydi,sevinçten haykıracak,yataktan atlayacak,boynuna sarılacak ve beni buradan alıp götürmesi için yalvaracaktım.
Hep gittiler. Yapayalnız. Çıt yok. Odaya şimdiye kadar hiç tanımadığım yabancı bir akşam giriyor. Gittikçe artan karanlık,iki parça eşyayı da benden uzaklaştırıyor ve beni daha yalnız bırakıyor.
Mizacıma zıt ihtarlar yapan doktorlara kızıyordum bile: Hepsinde aynı kusuru buluyordum: Tedavilerinde hastanın psikolijisine yer vermemek.
Fakat keşke futbol oynasaymışım; belki de bacağımı Nüzhet'in aşkı kadar yormazdı.