İnsanı derinden sarsan bir baba-kız hikayesi.
Ziba ve babasının hikayesi.
Hayatın getirdiği,bir kız çocuğunun sevgi ile üstesinden gelemediği zorluklar.
Yine de kırmadan suçlamadan yol alma mücadelesi.
Aslında çok zor bir konuyu oldukça güzel bir üslupla anlatmış yazar. Hüzün ve umut iç içe.
Gözyaşı dökmeden okuyamayacaginiz bir kitap.
Dini alet etmeyin;
Öğütlerinize,hikayelerinize, kurgularınıza....
Fantastik öğelerin içine bolca sokulmuş hurafeler ve arada gerçek bir kaç bilgi..
_ Benim adım Selman olduğu için korktuğum bunaldığım zamanlar Selman ı Farisi hazretlerine bir Fatiha okurum.
_Bu gerçekten çok güzel bir düşünce.
(Burada fatihanin okunuşu var)
Şaban, Selman ile birlikte Selmani Farisi hazretlerine bir Fatiha okudu ve ahlaken sahabelere benzeyebilmek için dua etti.
Bu metinden çocuk ne anlamalı?
Korktuğu zaman kendi adında bir sahabeye Fatiha okumayı mı!!!!!!
Kendi adında sahabe yoksa arkadaşının adında bir sahabe bulup ona okumayı mı!!!!!
Sahabenin ruhuna mı okuyacak fatihayı direkt
Sahabeye mi!!!!!
Korktuğunda Allah'a sığınıp, Allah'tan yardım dilemesi gerektiğini mi anlayacak.
Bu yazıdan, zorlasakta kimse bunu anlayamaz maalesef..
Bitmiyor...
Kahraman, Allah'ın izniyle( tabiki!! )denizin altında yaşayan cunların yanına gidiyor.
Oraya sadece Allah'ın izin verdikleri gidebiliyor! Bu korkunç cunların gözlerine bakamıyor.
İnsanlarin dedikodu ve kötü sözleri yüzünden gelen kara bulutlar, cunların evlerini eritiyor.Bu kara bulutlardan, hikayedeki resepsiyonda bulunan kadının ördüğü battaniye sayesinde kurtuluyorlar!!!!!
Bitmiyor...
Kendisini 17.yy Ayasofya'sinda bulan kahraman, yine kara bir canavar görüyor.
Bu kara canavar insanlara üflüyor,üflediği kişi kararıyor.
İnsanlar içinde bu canavarı sadece, şeyh Abdulehad Nuri Hazretleri görüyor.
Derin ve duygu dolu diyologlar ile ilmek ilmek işlenmiş,hikayesi kadar karakterleri de ön planda olan müthiş bir kitaptı.
Çocuk kitabı diye okumaya başlamıştım.Ancak yetişkinlerin etkileneceği ve çıkarım yapacağı şeylerin daha çok olduğunu düşünüyorum.
Gözyaşı ve hüzünle okunacak bir kitap.
Akıcı üslubu ile hikayeye kapılıp bir çırpıda okunuyor. Bir çocuk kaçırma hikayesi.
Konusu tanıdık olsa da ilginizi çekiyor ve duygulandırıyor.Hikayenin sonu ummadığımız
şekilde nihayete eriyor.
Herkes neden aynı eğitimi almak zorunda?
Ayrı mizaç ve yetenekteki çocuklardan,aynı başarıyı beklemek kimin koyduğu bir kural?
Matematikte başarılı,bolca yalakalıkla öğretmenin gözüne girmeyi başarmış bir çocuk ,tüm sınıfın başarı kıstası olabilir mi?
Yapacağı işi keyifle yapmayı koca koca yetişkinlerden daha önce keşfettiği için mi dışlanır vasat çocuklar.
Bu zulüm biter mi bilinmez ama kitaptan anlıyoruz ki; bu sadece bizim eğitim sistemimize has bir sorun olmayip tüm dünyayı kapsıyor.