Noir

''...benliğinizi edebiyata adamaya karar verdiniz. Peki şimdi ne olacak? Edebiyat merakınızı kaderinizmiş gibi görüp benimseme kararınız uşaklığa, hatta köleliğe dönüşmelidir.''
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kurmaca, Tarihin yüzü değil, ters yüzü veya yansımasıdır; başarılı olmayan, dolayısıyla da gerçek yaşamın tatmin etmekten aciz olduğu arzulan bastırmak, kadın ve erkeklere etraflarında keşfettikleri boşlukları bizzat uydurdukları hayaletlerle doldurtup donattırmak için hayal gücü ve sözcükler aracılığıyla yaratılması gereken tarafıdır.
Acaba varlıklar ve hikayeler uydurmaya yol açan ve yazarlık mesleğinin başlangıç noktası olan bu zamansızlık eğiliminin kaynağı nedir? Bence bu sorunun cevabı belli: Başkaldırı. Kendi kurguladığı yaşanılan gerçekliğe yeğleyen kişi böylece hem yaşamı ve gerçek dünyayı olduğu gibi görmeyi dolaylı yoldan eleştirip reddettiğini, hem de bunların yerine kendi hayalinin ve tutkusunun ürünlerini koyma arzusunu belirtmiş olur.
Hayal gücünün kanatlarına binerek dünyanın gerçeklerinden, hayatin gerçekliğinden uzaklaşma arzusuyla edebiyatın icrası arasında çoğu insanın asla aşamayacağı bir uçurum uzanır. Bunu aşmayı ve diğer tarafa geçmeyi başaranlar, yazarak dünyalar inşa eden ve yazar adı verilen azınlıktır; yazarlar biraz önce bahsettiğimiz eğilime Sartre'ın bir seçim dediği iradeyi eklerler.
Ben insanın rahme düşmesinden itibaren yürürlüğe giren bir kaderle dünyaya geldiğine; yarattığı varlıklara yetenek, yeteneksizlik, iştah ve iştahsızlık dağıtan keyfi bir kutsal varlık tarafından yazılan ya da tesadüf eseri ortaya çıkan bir kaderin varlığına inanmıyorum.