"Benimle baloya gel."
Cinder dondu kaldı. Koridordaki herkez donup kalmıştı. Cinder geriye döndü. Kai hala B asansörünün içinde durmuş, bir eliyle kapıyı açık tutuyordu. Cinder ın sinirleri iyice gerilmişti ve son bir saattir yaşadığı tüm duygular, tek bir hastalıklı hisse dönüşüyordu - çileden çıkma hissine. Koridor doktorlar, hemşireler, androidler, memurlar, teknisyenlerle doluydu ;hepsi de suspus olmuş bir halde prense ve flörtleştiği bol pantolonlu kıza bakıyordu. Omuzlarını dikleştiren Cinder asansöre dönüp Kai yi içeri ittirdi ve bunu yaparken metal eliyle ona dokunmuş olması bile umurunda değildi. "Asansörü beklet" dedi görevli androide, kapılar kapanmaya başladığında.
Kai gülümsedi "Sonunda dikkatini çekebildim."
"Kucağında bir kedi ve güzel bir kitapla geçecek akşamın kulağa harika gelmediğini söyleme sakın. "
"Gerçekten kafam da canlandırmamı istediğin şey bu kadar mı? Harika bir akşam böyle oluyorsa, sen bunun neresindesin?"
"Sen yarı çıplak vaziyette benim kucağımda olacaksın, Sör Isaac de senin kucağına da." Thomas, ona fırlattığım kar topundan kaçınmak için eğilirken kediyi sımsıkı tuttu. "Ne var? Geleceğimizi hayal ediyorum işte!"