Anacığım, kurtar şu zavallı oğlunu! Şu ağrıyan başına bir damla gözyaşı dök, bak oğluna nasıl eziyet ediyorlar! Bas bağrına zavallı yetimini! Dünyada gideceği yer yok! Her yerden kovuyorlar! Anacığım! Acı şu hasta yavruna!..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fırtına gibi hızlı bir troyka verin bana! Otur, arabacı, çal çıngırağımı, kanıtlanıp uçun atlar, götürün beni bu dünyadan! Uzaklara, çok uzaklara, hiçbir şeyin, hiçbir şeyin görünmediği yerlere. İşte gökyüzü karşımda yükseliyor; küçük bir yıldız parıldıyor uzaklarda; koyu ağaçlarıyla ve ayla birlikte geride kalıyor orman; mavi bir sis veriliyor ayaklarımın altına; sisin içinden bir müzik sesi geliyor... Şu uzakta görünen benim evim mi..?
Hayır, daha fazla dayanamayacağım. Tanrım! Bana neler yapıyorlar! Başıma soğuk su döküyorlar! Duymuyorlar, görmüyorlar, dinlemiyorlar beni. Ben onlara ne yaptım ki? Bana niye eziyet ediyorlar? Hiçbir şey yapmadım. Gücüm yok, çektirdikleri acılara dayanamıyorum, başım yanıyor, gözümün önündeki her şey dönüyor. Kurtarın beni! Buradan Alın beni!
Yediğim dayakların yine de bir faydası oldu ve yeni bir buluş yaptım; her horozun bir İspanya'sı olduğunu ve bu İspanya'nın onun tüyleri arasında bulunduğunu keşfettim.