Cenneti çok uzaklardaki bir gelecekte aramaya gerek yoktur. Ne kadar çok şeyi, ne kadar büyük bir hevesle seversek, cenneti şu anda yaşamaya o kadar yaklaşmış oluruz.
Cennete giden 9 numaralı otobüse binmedik. Bilmediğimize memnunum, çünkü belli ki cennet ancak o sınırsız zihinlerimizde bulunabilir kendi benzersiz tecrübelerimizin, durmaksızın büyüme ve değişmeyi isteyişimizin biçimlendirdiği gibi oluşur. Eğer bir ortak nokta bulunması şartsa, bana öyle geliyor ki, birçok şeyi hevesle seven insanlar için, Cennet, hayatın kendisidir. İnsanları da, yiyecekleri de, çiçekleri de, müziği de, dansı da, kitapları da, sanatı da, anıları da, şiiri de, aileyi de, öğrenmeyi de... Bu listenin hiç Sonu gelmez. Cenneti çok uzaklardaki bir gelecekte aramaya gerek yoktur ne kadar çok şeyi, ne kadar büyük bir hevesle seversek, cenneti şu anda yaşamaya o kadar yaklaşmış oluruz.