İnsanlar bu tür kabullerle dönemimizin gevşek ahlakına ulaşırlar. Günümüzde kötülüğün önünde hiç eğilip bükülmeyen, doğru yoldan en ufak bir sapmayı dahi suç olarak değerlendiren O dürüst insanlara, o güçlü iradelerle her zamankinden daha az rastlanıyor.
Herkesin kendine özgü bir sevme tarzı vardır, benimkinin kimseye zararı yok, neden herkes benimle uğraşıyor? Kendimce mutluyum. Kızlarımı akşamları baloya giderken görmem yasalara aykırı mı?
Ahlakçıların insan yüreğinin dipsiz uçurumları diye adlandırdığı şeyler sadece hayal kırıklığının damgasını vurduğu düşünceler, şahsi çıkarın istemsiz davranışlarıdır. Onca tumturaklı sözün kaynağı olan bu dönüm noktaları, bu ani geri dönüşler hazlarımızı tatmin etmek için yapılmış hesaplardır.
Erdemliliğe sadık kalmak, yüce bir mağdur olmak! Hadi canım! Herkes erdemliliğe inanıyor ama Erdemli olan var mı? Halklar özgürlüğe inanıyor, ama dünyada özgür bir halk var mı? Gençliğim hala bulutsuz bir gök gibi mavi! Soylu ya da zengin olmayı istemek yalan söylemeye, eğilip bükülmeye, sürünmeye, yeniden doğrulmaya, dalkavukluk etmeye, kişiliğini gizlemeye boyun eğmek değil midir? Yalan söyleyenlerin, eğilip bükülenlerin, sürünenlerin uşaklığını kabullenmek değil midir? Suç ortakları olmadan önce onlara hizmetkarlık yapmak gerekir. O zaman, hayır ermişler gibi gece gündüz asil diye çalışmak servetimi sadece emeğim ile elde etmek istiyorum en yavaş edinilen servet olacak,ama her gece başımı huzurla yastığa koyacağım.
Bu dünyaya dair sabit inançlarınız var! İnsanları küçümseyin ve yasanın hangi ilmeklerinden geçeceğinizi düşünün. Kaynağı bilinmeyen büyük servetler unutulmuş suçlardır ,zira doğru düzgün hayata geçirilmiştir