"Pekâlâ Parker Sante," dedi. "Bir karara vardım. Aradığım ihtiyaç sahibi kişi sen olacaksın."
Ne?
"Aradığım kişi sen olacaksın. Paramı bağışlayacağım kişi sensin."
Neyi kastettiğini anlamam biraz zaman aldı.
Dur bir dakika. Bütün o parayı bana mı vereceksin yani?
"Vermeyeceğim. Kim bilir nasıl aptal şeyler için harcarsın sen onu. Parayı birlikte harcayacağız."
Hepsini mi?
"Son kuruşuna kadar. Ama karşılığında sen de bana üniversiteye başvuracağına ve gideceğine dair söz vereceksin. Anlaştık mı?"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Genç insanlar duyguları daha derinden yaşıyorlar, öyle değil mi?" dedi sessizce, neredeyse kendi kendine konuşuyormuş gibi. "Çünkü yaşadıkları şeylerle ilk kez karşılaşıyorlar."
"Gerçekten mi?" dedi. "Kahvelerini şekersiz içen insanları hiçbir zaman anlayamadım. Hayat yeterince acı değil mi zaten?"
Ben de bu yüzden şekersiz içiyorum. Hayat şekerle kaplı değil. Kahve neden öyle olsun ki?
"Söyle bakalım Parker Sante, bu gezegende geçirdiğin kısa ve sefil ömründe yüz dört buçuk defteri dolduracak kadar yazman için sana ilham veren şey nedir?"
"Hepimiz kalbimizdekileri göğüs kafesimizden dışarı çıkarmak zorundayız bir şekilde. Birçok insan bunu, etrafta dinleyecek hiç kimse kalmayana dek konuşarak yapıyor. Sen de defterlerine konuşuyorsun. Bu aslında çok şairane."