Sevdiğiniz bir filmin veya kitabın bitmesini istemezdiniz, çünkü ekranda geçen teşekkürler kısmını veya son sayfayı gördükten sonra gerçek dünyaya döndüğünüzde üzerinize bir ağırlık çökerdi ve bu yüzyıllarca tanımı bulunamayan hissin altında ezilirdiniz. Üzüntü? Özlem? Acı? Hayır... Bu daha çok... Eksik.
Hayat sizi olduğunuz andan sıyırıp konusu hakkında hiçbir fikrinizin olmadığı bir sınava soktuğunda, size nasıl çözeceğinizden bahsetmezdi. Test kitaplarındaki gibi, cevaplar arkada yazsaydı güzel olurdu fakat öyle bir dünya yoktu. Bir tane dünya vardı ve biz de içinde yaşıyorduk. Size nasıl yapacağınızı söylemezlerdi, sadece yap derlerdi ve olay bundan ibaretti. Bazen, eğer sonuna soru işareti getirilecek bir cümle kurarsanız, noktayla biten birkaç kelimeden korkardınız.
Böyleydi işte. Her şey bir ipe bağlıydı.