"... Ama şimdi, bilgisayarlı çöpçatanlıklarla, bilgisayarların ayarladığı flört ve evliliklerle, aşkta da aklın duyguya karşı zaferi nihayet - bilgisayar aracılığıyla - sağlanmış bulunuyor. Kişiliğimiz, ilgi alanlarımız ve karakter yapımız üzerinde yürütülecek bilimsel araştırmalar sayesinde ideal eşimizi bulabiliriz artık..."
"Aklı ve muhakemeyi duygunun karşısında göklere çıkarırken, buna tür olarak tek bir istisna tanıyoruz, o da aşk ve sevgi. Bir insanın birine aşkını ilan ederken 'seni akıllıca, makul bir şekilde seviyorum,' dediği işitilmemiştir. İnsan çılgınca aşık olur ('Senin için deli oluyorum'), akıllıca değil. Bu, en azından şimdiye dek edebiyatta, şarkılarda, tiyatroda, operada ve mitolojide hep böyle olmuştur. Akla başvurmak, ancak aşk olmadığında akla gelir. Akıl ve duygu ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğu hâlde, ikisini birbirinden ayırmak suretiyle birinin (aklın) ötekine (duyguya) hükmetmesini sağladık."