"Kendimizi olduğumuz gibi kabul edinceye dek bizi tutsak edecek kahramanlar. Süpermenler ve tanrılar yaratmaya devam edeceğiz. Özgür toplumda kahramanlara yer yoktur. Özgür insanın kahramanları olmaz."
"Eğer altı bin yıldan beri süregelen uygarlıklar boyunca, iddia ettiğimiz gibi, daha eğitimli toplumlar aşamasına geldiysek, neden hâlâ böylesine hayattan kopuk tek boyutlu kahramanlarımız var?..."
"Odalar, sadece içlerinde ne yapacağımızı belirlemekle kalmaz, aynı zamanda, hem hislerimizi gem de başkalarıyla olan ilişkilerimizi etkiler. Gün ortasında çalışma odasında oturuyorsanız, düşündüğünüz ya da felsefe yaptığınız kabul edilecektir. Oysa, aynı şeyi yatak odasında yapmanız, istirahate çekildiğiniz ya da düpedüz tembellik ettiğiniz anlamına gelebilecektir. Her odayla bağlantılı duygular ve koşullandırmalar vardır..."
"Dışarıdan içeriye göz atıldığında, hemen hemen bütün apartman dairelerinde TV aygıtlarının aynı yerde durduğu göze çarpar. Televizyonu seyretmek için oturulan kanepe de hep aynı yerdedir. Tıpatıp aynı yerlerde yemek yer, bağırsaklarımızı boşaltır, cinsel ilişkide bulunuruz. Herhangi birimizin, hiç tanımadığı bir apartman dairesine girip, sanki yıllardır orada oturuyormuş gibi her şeyi yerli yerinde bulması işten bile değildir."