Zihin derin bir kuyudur ve hatırlamak o kuyudan ağır ağır su çekmeye benzer. Kimi hatıralar bizi güçsüz bırakır. Su dolu kovacık kuyudan çıkarken sağa sola çarpar, sesler çıkarır. Kimi zaman o hatırayı derinlerden çıkarmaya gücümüz yetmez.
Kimi duygular, en derinimizde, tıpkı kömür parçalarının elmasa, yakuta, değerli taşlara dönüşmesi, inci tanelerinin midyelerin karnında yüzlerce yılda oluşması gibi zamanla oluşur. Zamanla sever, zamanla sadakat gösterir, zamanla bağışlarsınız.
Acılar hatırladıkça kanar. Unutulmaz. Zamanla kabuk tutan yaralar gibi izi kalır. O acı bizi öldürür. Ama biz bundan habersiz kopup giden başa inat yürüyüp giden gövde misali, yaşadığımızı sanırız farkında olmadan. İşte bu hayatta kalmaktan başka bir şey değildir.