Neyi gibi uhrevi bir sazın, maneviyatla hiç alakası olmadan icrasının çok basit olduğunu söyler, neyzenlerin, gönül alemlerini marifetullah denen ilahi bilgiyle doldurmalarını önemle tavsiye ederdi.
Cenabı Allah'ı içten seven ona aşk derecesi ile bağlı olan neyzende, ilahi ses ve nağmelerin o zaman tesirli çıkarak hem kendilerine hem de dinleyenlere tesir edeceğini söylerdim
Kendileri gece yarısından sonra sabaha karşı kalkarak ibadet ve zikirler ile meşgul olur, sabah namazından sonra da bahçedeki 200 civarındaki gülü sulayıp bakar ve güneş doğduktan epey sonra yatıp öğleye kadar istirahat eder, yemeğini yedikten sonra da radyoya Öğle arası programlarına katılmak için giderdi. Yetiştirdiği güllerden Radyodaki eş dost ve sevdiklerine hediye eder Radyo camiası ve tanıdıklarının yanında "Gül Baba" ismi ile tanınırdı