Doğa Umut Ergil

Doğa Umut Ergil
@Norealysm
Kendi yazdığım yazıları, Kendi hayallerimi döktüğüm sayfam. Pek Bi beklentim de yok aslında. Sadece insanların yüzlerinin gülmesi ve hüzünlenmesi için o kadar.
Ankara
7 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Toprak kokusu gibiydi kadın, her nefes aldığında adam daha da sevdi onu.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nefes alamaz kadın. Bilmez kimse ne çektigini, ne yaşadığını. Susturur adam bi anda. Gider kadın omuzlarında kanatlarıyla.
Edebiyat
Önceden ve şimdiki yazılarım.
ayırt edemediğim, ötesimi anlayamadığım bir andı.Çünkü sarılmanın kendisi karışık bir eylem,ama sıcacıktı. Birkaç dakika sürdü sonra silindi..uyandığımda bomboş duvarla bakışmıştım.Gözlerimi tekrardan sıkı sıkı kapatmak fayda etmedi. Gerçek dünya geniş göğsünde uzandığımız uyku kadar şefkatli olsaydı.. “zamansızdır, seslerden üşür insan sevmezse mezarını bile sevmez” Görüntüler ve sesler,daha önce anımsadığım daha doğrusu bu denli detayları anımsadığım ayrıntıları bir bir önüme seriyor. Serilen her bir görüntünün seslerin içinde sen oluyorsun.Belki bir duvara çarpana kadar ama bu çayırlarda hiç duvar yok,dümdüz…Duvarın nerede olduğunu biliyorum abi. gayet iyi biliyorum..Ben de o duvar değil miyim? Bunları bana yazabilir misin,bana okuyabilir misin sakince,tekrar…her şey eştir, her şey denktir bu toprakta. Şimdi yılları aşıp geriye dönsem,biraz olsun acını dindirsem en geç yaşımda kayboluşumu kabullenirdim .Hiç duymadığın ama hep dilediğin o sevgi dolu cümleleri senin için ezberledim. En iyi oyun arkadaşın olmayı isterdim ve en genç yaşımda arkadaşsız kalmayı sorun etmezdim. Yalnız kaldığın günlerde,sana en iyi yol olmayı isterdim. Seni asla yormayan pürüzsüz ve tüm güzelliklerin çevresinde olduğu,yokuş aşağı bir yol..dizlerinin üzerine her düştüğünde,seni kaldırıp tekrar koşmaya devam eden,kardeşin olmayı .çok isterdim ve bu genç yaşımda kardeşsiz kalmayı asla sorun etmezdim. Yılları aşıp geri dönebilsem,seni ne çok sevdiğimi sen sıkılana kadar,sana söylerdim,ne çok sevildiğini unutma diye..acına karşılık,acım olduğunu bil diye..belki de o zaman sen savaşçı olurdun..bir kuzgun olsam,anlatırdım o sahipsiz kalan kuşlara,onları ne çok sevdiğini ve bu genç yaşımda dilsiz olmayı sorun etmezdim,onları ne çok sevdiğini bildiler diye.O karanlık gecede yanında olsam,sana
Edebiyat
Bekler mi kendine acımadan adam?
Kumsal gibiyim bu aralar. Denizin ayaklarıma vurup susuzluğu çeken kişiyim. Güneşe dogru bakıp hayalleri karanlık olanım ben işte. Susup içindekileri kendine anlatan, çevresine kapanan kişiyim. Elleri ellerime deyse havalara uçacakmışım gibi, saçlarını tutsam sevsem her telini kokusunu çeksem bi kere. Denizin geceleri şiddetlenip kumsala vurduğu gibi vursan kalbime her tenine dokunduğumda. İnsan istiyor. Her zaman mutlu olacağı bi insanı. Hayalini kuruyor her gece belki de. Sigarasını yakıp düşünürken onu, belki de geç oluyor gittikçe. Çimenliğin ortasında oturup nefesini çekerken düşünürsün ya , için böyle mutluluk ile dolar. Her anın öyle olması için ne gerekiyor? Neden hep sevenler kaybeder? Kumsal gibi neden dağılıyoruz bu aralar?
Edebiyat

Doğa Umut Ergil

, 1000Kitap'a katıldı.