hangi hareketleri yapıp hangi sesleri çıkaracağımız bize nasıl öğretildiyse; neyi yaşantılayıp neyi yaşantılamayacağımız da öğretildi. iki yaşındaki çocuk çoktan ahlaklı hareket eder, ahlaklı konuşur ve ahlaklı bir yaşantılayıcı olmuştur. o çoktan ‘doğru’ yolu yürümekte, ‘doğru’ sesleri çıkarmakta ve neyi hissedip hissetmemesi gerektiğini bilmektedir.
görünen o ki bir bakış, bir mimik veya bir işaretle kişiyi saplanıp kaldığı buruşukluktan çıkartıp canlandırmak konusunda hiçbir şey bir başka insan kadar etkili değildir.
kıyamet silahlarına sahip olmakla övünen ve etraflarına tehditler yağdıran dünya devlet adamları, kendilerine “psikotik” yaftası yapıştırılan insanların çoğundan daha fazla “gerçekliğe” yabancılaşmış bir haldedirler.