Ebru

Parçalayın bu mağarayı! Kollarımı bacaklarımı yaralayıp kesen Zalim kenarlarının hepsini parçalayın. Işıkla doldurun içini. Temizleyin onu! Dışarı atın yankıları ve gölgeleri! Boğun bu kişilerin uğultularını! Havaya uçurun mağarayı! Dinamitle!
Sayfa 168
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yalnızca bende iyiyi görebildiğinde iyi olabiliyordum. Yalnızca kendime senin gözlerinle baktığımda iyi bir şey görebiliyordum. Aksi takdirde kendimi yalnızca herkesin nefret ettiği kurt gibi aç, baş belası bir velet olarak görüyordum; bu şekilde olduğum için ben de kendimden nefret ediyordum. Bu kadar aç olduğum için midemi parçalamak istiyordum.
Sayfa 171
İlk ağladığımda, korkunç bir hata yaptınız; bir mendille gözyaşlarımı sildiniz. Bu yaşların yüzümden aşağı akışını hissetmeyi ne kadar istediğim hakkında hiçbir fikriniz yoktu. Hiç olmazsa dışarıda olan hislere sahiptim. Keşke dilinle gözyaşlarımı yalasaydın, bilsen o zaman ne kadar mutlu olurdum. O zaman benim hislerimi paylaşmış olurdun.
Sayfa 173
Altını defalarca çizdiğim bir kısım.
Dövülmek ya da öldürülmek harikadır, çünkü hiç kimse gerçekten önemsemez ve çok üzülmezse size bunu yapmaz. Kişi ötekini, ortalıkta bir ceset olsun diye değil, dirilmesini istediği için öldürür.
Sayfa 164
Delilik yardım çağırmaya çalıştığınız, ama hiçbir ses çıkaramadığınız şu kabuslara benzer. Ya da yardım çağırabildiğiniz, ama sizi hiç kimsenin duymadığı veya anlayamadığı bir kabus. Birisi sizi duyup uyanmanıza yardım etmezse kabustan uyanamazsınız.
Sayfa 162