Soren

Soren
@NotAvailable
cismi fikrine yetişemeyen biriyim maalesef
Anlam arayışı, haz arayışına çok benzer şekilde, dolaylı olarak yönlendirilmelidir. Anlam, anlamlı etkinlikler sonucunda oluşur: doğrudan doğruya ne kadar ardına düşersek onu bulmamız olasılığı da o kadar azalır; anlam hakkında sorulabilecek mantıklı sorular daima yanıtlardan daha uzun ömürlü olacaktır. Yaşamda olduğu gibi terapide de anlam, ilişki ve yüklenimin bir yan ürünüdür ve terapistler çabalarını bu yönde yoğunlaştırmalıdır. İlişki, anlama ilişkin sorulara mantıklı bir yanıt getirmez ama onları önemsiz kılar.
Sayfa 22
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tek kişide odaklanan güçlü sevgiden sakının; bu, insanların bazen sandığı gibi, aşkın saflığının kanıtı değildir. Böyle her şeyi dışarıda bırakarak bir kapsüle hapsedilmiş -kendi kendisiyle beslenen, başkalarını umursamayan ve onlara bir şey vermeyen - bir aşk, kendi üzerine çökmeye mahkûmdur. Aşk iki insan arasında parlayan bir tutku kıvılcımı değildir yalnızca; aşka düşmekle aşkın içinde ayakta durmak arasında sonsuz fark vardır. Aşk bir varoluş biçimidir, "vurulmak" değil "vermek"tir; bir tek insanla sınırlanmış bir eylem değil genel anlamda bir ilişki kurma biçimidir.
Sayfa 21
Varoluşsal yalnızlığa bir çözüm getirmek amacını taşıyan güçlü bir yaklaşım da birleşmedir, yani kişinin kendi sınırlarını yumuşatması, bir başkasının içinde eriyip gitmesidir. ... Yaşamın büyük paradokslarından biri de insanın benlik bilincinin kaygıya yol açmasıdır. Birleşme, bu bilinci bertaraf ederek kaygıyı kökünden söküp atar. Aşık olan ve mutlu bir birleşme durumu yaşayan bir insan kendi benliğini düşünmez çünkü sorgulayan yalnız ben (ve ona eşlik eden yalnızlık kaygısı) biz duygusu içinde eriyip gider. Böylece insan kaygıdan kurtulur ama kendisini de yitirir. İşte bu nedenle terapistler âşık olmuş hastaları tedavi etmekten hoşlanmazlar. Terapi ile aşktaki birleşme hali birbiriyle uyuşmaz, çünkü terapi süreci, sonuçta iç çatışmalara rehberlik edecek olan sorgulayıcı bir benlik bilincini ve kaygıyı gerektirir.
Sayfa 21
Pek çok dostluk ya da evlilik, insanların birbiriyle ilişki kurması ve birbirini sevmesi yerine, bir kişinin bir diğerini yalnızlığa karşı bir kalkan olarak kullanması nedeniyle başarısızlığa uğramıştır.
Sayfa 20
Bazı insanlar bir tür istek tıkanıklığı yaşarlar; ne hissettiklerini de, ne istediklerini de bilmezler. Kendi fikirleri, dürtüleri, eğilimleri olmadığından, başkalarının arzularına tutunan asalaklara dönüşürler. Bu tür insanlar genellikle sıkıcıdır.
Sayfa 18