Osho "ask bağlılığa dönüştüğü anda ilişki haline gelir. Aşk taleplerde bulunduğu anda hapishaneye benzer, özgürlüğünü elden alır; göklerde uçamazsın, kafeslenmişsindir...
çift yatağı icat eden her kimse insanlığa büyük kötülük etmiş. Yatakta bile özgürlük yok!" demiş. Devamı daha saçma geldi şahsen.
Kitap güzel, aşk, özgürlük ile ilgili güzel şeylere değinse, güzel tespitlerde bulunsa da bazı yerlerde bana göre çok yanlış düşünceleri var. Aşıksan ilişkin olmaz, özgür olursun, bağlılık olmaz vs diyerek aşkı bağlılıktan uzaklaştırmış. Kısacası aşkın kendini savunuyor, birine aşık olmaktansa. Kitabı bitirip, iyice neler demek istediğini sindirdikten sonra inceleme yazacağım ama şimdilik baya gömecek gibiyim Osho'ya :)
Mutlu bir insan kendine aittir. Neden herhangi bir kuruma ait olsun? Bu mutsuz bir insanın seçimidir. Gidip bir politik partiye veya herhangi bir şeye yazılır -mesela bir dine. İşte o zaman ait olduğunu hisseder: içinde kök saldığı bir kalabalığa aittir.
İnsan sadece kendi içine kök salmalı. Eğer bir gruba aitsen önün tıkanır; ondan sonra herhangi bir gelişim imkansızdır. Bu bir çıkmaz sokak, bir sondur.
Yeni nesil yerleşik kurumlar için büyük tehdit oluşturuyor. Onlar sadece mutlu olmakla ilgileniyorlar. Yeni nesil politika ile ilgilenmiyor - sağla veya solla. Hayır, hem de hiç. Onlar komünist değil; hiçbir izm'le ilgileri yok.