Selamm! Ben geldim Karanlığın Şehri yorumumla. Önce bir konusundan bahsedeyim sonra yorumuma geçeceğim. Efsan, doğduğu günden itibaren ailesinin son derece korumacı ve baskıcı tutmuyla büyümüştür. Yirmi birinci yaş gününde ailesinden gizli bir şekilde en sevdiği grubun konserine çıkmak için evden çıkar. Tamamen masum bir istekle başlayan bu çıkış, Efsan'ın kendini farklı bir evrende bulmasıyla sonuçlanır. Bu evren krallık tarafından yönetilen, büyücülerin, cadıların, ruhluspusların, kaslanların olduğu bir yerdir ve Efsan burada tek başına kalmıştır. Bu evren ne yazık ki insanları çok da hoş karşılamıyor. Peki Efsan buradan kurtulabilecek mi ? Aynı zamanda artık Alaz Şahzadenin'de dikkatini çekmişken... Umarım yeterince anlaşılır olmuştur, şimdi kendi yorumuma geçiyorum.
Konusunu okurken eminim ki klişe bir fantastik olduğunu düşünmüşsünüzdür çünkü bende öyle düşünmüştüm ama bu kadar beğenilen bir kitabın da okunmaya değer olacağını düşünüyordum ki haklıymışım. Nephan evreni çok farklı, karanlık ve kasvetli bir yer ama bu size o kadar güzel bir şekilde aktarılmış ki ister istemez "iki günde ben gidebilir miyim şu evrene?" sorusunu soruyorsunuz. Burada anlatım tarzına da değinmek istiyorum çünkü anlatım benim için en önemli etkenlerden ve @suleavlamaz benim için anlatımı en iyi olan yazarlar arasına girdi. Sizi çok sıkmayan ama betimlemesiz de bırakmayan bir anlatımı var ve bu kitaba artı bir akıcılık bırakıyor. Kitabı elinizden bıraktığınız da aklınız ister istemez kitapta kalıyor, sürekli okumak istiyorsunuz.
Kitabı alırken farkında olmanız gereken şey bu kitabın bir giriş kitabı olduğu. Giriş kitabı olduğu için çok fazla olay beklememeniz gerekiyor eğer sürekli kaos beklerseniz okuyamazsınız, bu kitapta biraz daha Nephan'ın verdiği vibe'a odaklanmanız gerekecek ama