Belki de böylesi hoşuma gittiği için, senin ruhunun derinliklerinde başkalarının acelecilikleri ve dikkatsizlikleri yüzünden göremediği güzel şeylerin saklı olduğunu fark eden tek insan olduğumu düşünüyorum.
Yılların ne zaman hızlanmaya başladığını hatırlamıyorum ama hızlandılar. Mevsimler birbirini kovalıyor, günler kaybolup haftalara, haftalar da aylara dönüşüyor. Hayatı yavaşlatamıyorum ama ona ayak da uyduramıyorum.
Nefret ve acıyla dolu bir dünyada yaşıyoruz, karanlık zamanlardan geçiyoruz ama ararsan hâlâ bulabileceğin sevgi ve ışık da var. Tanıdığın herkes hem iyi hem de kötü olma potansiyeline sahip. Birisinin doğrusu, başka birisinin yanlışı da olabilir. Güzellik ve kusursuzluk gibi sahte fikirlere gereğinden fazla önem yükleyen bir topluluk yarattık. Dünya klon gibi davranan insanlarla dolu; hepsi belli bir şekilde görülmek ve duyulmak istiyor. Küçük ekranlarda kendilerini başkalarıyla durmaksızın kıyaslamakla öyle meşguller ki daha büyük resmi göremiyorlar. Ben dünyayı değiştiremeyeceğimi kabullendim ama eşsizliğin korkulacak ya da hor görülecek değil, kutlanacak bir şey olduğuna inanıyorum. Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel-Çirkin, ilişkiler Güzel-Çirkin, insanlar Güzel-Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor.