-O zamanlar hiçbir şeyi doğru dürüst kavrayamıyordum! Onu sözleriyle değil, eylemleriyle değerlendirmeliydim. Rayihası içinmi açıyordu, beni aydınlatıyordu. Asla kaçmamalıydım! O gülünç kurnazlıklarıyla örtmeye çalıştığı şefkatini hissedebilmeliydim. Çiçekler o kadar çelişkilerle doludur ki! Oysa ben, seni sevmeyi bilemeyecek kadar toydum
-Eğer birisi, milyonlarca ve milyonlarca gezegende tek bir örneği olan bir çiçeği seviyorsa, mutlu olması için ona bakması yeterlidir. O şöyle düşünür "Benim çiçeğim orada bir yerlerde duruyor..." Ama eğer kuzu çiçeği yerse, bu o kişinin gözünde tüm yıldızların bir anda sönmesine eşdeğerdir! Bu da mı önemli değil şimdi!
-Bir seferinde,güneşin batışını kırk dört kere seyrettim!
Daha sonra şunu da eklemiştin:
-Biliyor musun... insan aşırı üzgün olduğunda günbatımına düşkün oluyor...
-O kırk dört seferi izlediğinde demek o derece üzgündün?
Ama küçük prens sessiz kalmıştı.