-Bana verdiğin sandığını iyi tarafı ne, biliyor musun? böylece geceliyin orası onun yuvası olur.
-Elbette. Ve uslu durursan gündüz onu bağlayabilmen için sana ayrıca bir ip veririm. Bir de kazık.
Bu öneriye sanki isyan etti küçük prens:
-Bağlamak mı? O ne tuhaf fikir öyle!
-Ama eğer bağlamazsan, çeker gider, kaybolur.
Ve dostum yine kahkaha attı.
-İlahi nereye gidecekmiş ki!
-Nereye olursa. Kafasının dikine gidebilir...
Bunun üzerine Küçük prens ciddiliğini takınarak belirtme ihtiyacını hissetti:
Zararı yok benim orası o kadar küçük ki!
Ve ardından ekledi, sanki biraz hüzünlü bir ifadeyle:
-Kafasının dikine gidebileceği fazla bir yer yok...