Martı Kengah arkadaşlarıyla Elbe Irmağı'nın Kuzey Denizi'ne kavuştuğu yerin üzerinde uçmaktaydılar...
Gümüş tüylü Martı Kengah insanların ve gemilerin kirlettiği petrolle kaplı okyanustan üzeri vıcık vıcık yapışkan kanatlarını güç bela kurtarmaya çalışır çabası onu Hamburg Kilisesi'nin kulesine kadar yönlendirir....
Zorba ismindeki Kara Kedi ise dinlenirken bir anda karşısında sevimsiz kapkara pis kokan Martıyı görüp şaşırır ve ona yardım çağırmak için uzaklaşmak ister ama Kengah Ona birkaç tane söz vermesini isteyip bir yumurta çıkarıp ölüme kendisini terk eder...
🕊
Zorba ise çaresiz bir şekilde arkadaşlarını da çağırıp olaya bir çözüm bulmaya çalışırlar öncelikle ölmeden önce verdiği sözler için adım adım yapılacakları yapar...
🕊
Yani şöyle diyeyim iri cüssesini yumurtayı incitmeden kucağına alıp kuluçka süresi boyunca onu ısıtır; ısısı ile de günler sonra yumurta kırılıp karşısına yavru martı çıkar ve kediyi annesi zanneden martı o kadar şanslıdır ki Zorba ve Arkadaşları onu her şekilde koruyup seferber olurlar.
Uçmak:🕊Basit bir olay değil tabiki; çünkü martı doğup büyüdüğü yerde kedilerle yaşıyordu.
Gittikçe büyüyen martıyı tehlikelerden korumak için artık uçması gerektigine karar verirler.
Peki bu süreç nasıl gerçekleşir.
Son bölümler heycan verici idi...
En güzeli de konusunun; dostluk, arkadaşlık, güven ve fedakarlık olarak işlenmiş olması
Bir günde elime alıp okuduğum bu kitabı bütün çocuk yada büyük herkese tavsiye ederim insanların hayvanlara bile zarar verdiği, ırk ayrımının oldugu bi dünyada bir kedinin martı için yaptıkları bence çok şeyi anlatır....