Nurcan İpkin

Nurcan İpkin
@Nrcnipkn
Aşklar, avarelikler, çobanıl şiirler, bir cıgara içimi geceler, denize doğru konuşmalar... Hepsi, hepsi yaşayıp ölmek için.
Puan vermedi·267 syf.··
2025 26. kitabı
Öncelikle ben çok fazla inceleme yapmıyorum burada ama bu kitabın incelemesini özellikle yapmak istedim. Ve kitabın birinci baskısına ulaşmak, birinci baskısını okumak da ayrıca güzel hissettirdi. Belki bunun için bile bir şeyler yazmalıyım dedim. Kitaptaki şiirlere gelecek olursak çok yalın, sade ve halktan bir dili var yazarımızın. Zaten şiirlerinin çoğunda da halkın sorunlarına, onlara yapılan haksızlıklara değinmiş. Şiirleri okurken o dönemde neyle mücadele edildiyse şimdi de benzer şeylerle mücadele edildiğini gördüm. Ki benim elimdeki baskı 1968 yılına ait. O dönemden bu döneme hâlâ benzer sorunlarla mücadele ediyor olmak üzücü. Şiirleri okurken basit, sade ama güzel bir yaşama tutturmanın bile sıradan halk için ne kadar zor olduğunu fark ettim aslında. Tıpkı günümüzde olduğu gibi. Sen namuslu, dürüst çalışırsın ve belki de sırf bu yüzden bile sadece yaşamını idame ettirebileceğin kadar kazanırsın. Bunun adına da yaşamak dersin. Ve mutlu olmak varken bu dünyada, geceler gelir dayanır kapımıza... Buraya kitaptan dediklerimi destekler nitelikte bir şiir bırakmak istiyorum; En güzel yemeğimizi onlar yedi. En güzel toprağımızı onlar aldı. En güzel buğdaylarımızı onlar. Bize yeryüzünü, denizleri onlar yasak etti. Bize yaşamayı, bize hürriyeti, bize sevgiyi onlar. İneklerimizin sıcak sütünü onlar içti. Çocuklarımızın sıcak kanını onlar. Bundan sonra yalnız onlar korksun. Gene de umudu elden bırakmamak ve mücadele etmek lazım. Bundan sonra yalnız onlar korksun diyebilmek lazım. Güzel bir yaşama tutturabilmek için. Kitaptan bir şiir daha paylaşmak istiyorum umudumuzu daha da pekiştirsin diye; Çok olun, çocuklar, çok olun, yüzlerce olun, binlerce olun, onbinlerce. Daha çok olun, daha çok olun, yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun. Bu dünya ne tek tek yaşamakta, bu
1000Kitap
Mutlu Olmak VarkenA. Kadir · Hilal Yayınevi · 1976148 okunma
Reklam
10/10
·206 syf.··
2025 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 15:00
Öncelikle kitap, feminizmin ortaya çıkması ve gelişimiyle ilgili bilgiler veren ve bunu feminizme öncü belli başlı bazı isimlerin görüşleriyle, yaşantılarıyla yapan bir özet bir derleme niteliğine sahip. Konuları derinlemesine olmasa da geniş bir yelpazede okuyucuya sunuyor. Bu da aslında feminizmin neden ortaya çıktığı, hangi süreçlerden geçerek bugünlere ulaştığı, kendi içinde yaşanan fikir ayrılıkları gibi noktalara değinerek okuyucunun daha geniş ölçüde fikir sahibi olmasını sağlıyor. Feminizmle ilgili daha derin başka bir kitap okumadan önce okunabilecek gayet anlaşılır ve kapsamlı bir kitap. Ayrıca kitapta feminizmle ilgili bazı aşırı görüşlerin doğurabileceği olumsuz sonuçlara yer vermesi, dikkat edilmesi gereken bazı noktalara değinmesi, feminizmi olumlu ve olumsuz etkileyen bazı kuramlara yer vermesi de güzel. Aslında feminizm, çoğunluğun anladığı gibi bir erkek düşmanlığı olmaktan ziyade kadın ve erkek rollerinin toplum tarafından belirlendiğinin bilincinde olarak bir toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamaya çalışmaktadır. Kadına ve erkeğe toplum tarafından biçilen rollerin kadını ikinci bir cins olarak belirlemesinin, onu nesneleştirmesinin, akıldan uzak duygusal kararlar veren bir varlık olarak görmesinin, kendi bedeni üzerinde söz sahibi olamamasının karşısında durmaktadır. Elbette toplum tarafından biçilen cinsiyet rollerinin tek mağduru kadın değil fakat kadına biçilen rollerin ,özellikle de ataerkil toplumlarda, yıkıcı etkileri çok daha fazla. Bu gerçeğe de kör olmamak lazım. Feminizmle ilgili ilk çalışmaları başlatan yazarlara ve onların eserlerine bakıldığında o dönemki tespitlerinin günümüzde de geçerliliğini koruyor olması ise oldukça üzücü. Aradan kaç yıl geçerse geçsin kadınlar hâlâ aşağı yukarı benzer sorunlarla mücadele ediyor maalesef. Her şeye
1000Kitap
Kadın Bedeni ve ÖzgürleşmeDerya Şaşman Kaylı · İlya Yayınları · 2011132 okunma