Öldük, ölümden bir şeyler umarak,
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü...
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak...
Ne garip, insanı öldürmek için gün ışığında geniş meydanlar ararız; ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz. Şu insan ne korkunç bir hayvan ki kendi zevklerini, başının belası sayıyor? Bizi yaratan işi hayvanlık saymaktan daha büyük hayvanlık mı olur?
Tek sorun şu:
Acaba Türkiye'de itiraz eden çocuğu hoş görecek öğretmenler, müdürler, veliler, valiler, komutanlar, bakanlar var mı? Yoksa işe, onların eğitimiyle mi başlamalı?