Kitabı şimdi bitirdim ve sıcağı sıcağına bu incelemeyi yapmak istedim.
Öncelikle kitap hakkındaki fikirlerime değinmek istiyorum. Açıkçası başlarda kitabı çok zorlanarak okudum.İlkokul da bir öğretmenime söz vermiştim bir kitabı yarım bırakmak için hiç değilse 50 sayfasını okumalıydım o gün bugündür bir kitabı yarım bırakmak için haklı bir gerekçe olmuştur bu. Neyse kitaba gelecek olursak başlarda kitabın bu kadar övgü almasına şoke oldum. Taaaa kii kitabın ortalarına kürek açana dek ve sonunda o sürükleyici akıntıya kapılan dek.Olay örgüsü başlarda bir ileri iki geri, sök baştan başla örgü kıvamında ilerlerse de sonuna bayılacaksınız. Eğer psikolojiye dair ilginiz varsa bu anlamda size çok şey katacak bir eser.
Kitabın konusuna gelecek olursa kitap genel olarak birbirine geçmiş terapi öykülerinden oluşmakta. Daha çok psikiyatristlerin etik ikilemleri işlenmiş.Terapiye gelen hastaların hikayelerinin çoğunda belki de kendinizi sıkça sorgulayacaksınız.
Karakterlere bakacak olursak: Etik konularda son derece keskin ve net görüşleri olan Marshall streider'ın düştüğü acımasızca durum, Analist yöntemlerinin tek düzeliğini yaratıcılığıyla birleştiren ve psikoterapi yeni bir soluk getirmek isteyen Ernest ve tabi ki hasta öyküleri: Kocasının Ernestle olan terapileri yüzünden kendisini terk ettiğini düşünen Carol'un intikam planları ile başlayan Ernestle terapisi ve daha farklı öyküler..
Kitabı okumak için biraz psikoloji teorik bilginizin olması bu kitabı okurken daha zevkli hale getirecektir.
" Çoğunlukla en iyi yaklaşım 'tam tersinden bakmaktır: Kendini beğenmişliği muhtemelen kendisine kuşkuyla ve utançla yaklaşmasını, kendini değersiz görmesinin örtmeye yöneliktir. Çok kibirli, çok katı insanlar çoğunlukla sırf başkalarıyla aynı seviyede kalabilmek için olağanüstü
"Bana kalırsa insanların çoğu, hayatın düpedüz rastlantılara bağlı olmasından o kadar rahatsızlık duyuyor ki, huzur bulmak için ille de bir kozmik bağlantıya inanma ihtiyacı gösteriyorlar."
Doğum günleri hep bir sevinç vesilesi olarak kutlanır, ama ben daima tersinin geçerli olduğuna inanmışımdır -doğum günleri, hayatımızın geçip gitmekte olduğunu hatırlatan hazin işaretlerdirve doğum günlerini kutlamaktan amaç da hüznü inkar etmektedir.