Naciye Uçar

Behice Boran, 1940
"Kadının işçi olarak çalıştığı iktisadi teşekkül aile olduğu için ve üretim teşekkülünün idarecisi, patronu erkek olduğu için, kadın erkeğe nisbetle aşağı mevkidedir, ona tabidir."
Sayfa 200·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1934 Seçimleri ile Meclise Giren İlk Kadın Milletvekilleri
Meclise girdikleri ilk dönemde son derece çekingen, neredeyse oradaki varlıklarından dolayı özür diler bir tutum ve ruh hali içinde olmalarına karşılık, 1960 sonrasında kadın temsilciler artık çok daha atak ve cesurdur.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Ataerkil ideoloji, daha ilk şekillenmeye başladığı andan itibaren, erkeği rasyonellik (akıl/zihin), uygarlık ve kültür ile; buna karşılık kadını irrasyonellik, doğa ve duygusallık ile özdeşleştirir.
Sayfa 150·Kitabı okudu
Kadın bedeni hem yaşam veren rahim, hem de ölümü temsil eden karanlık bir mağaradır.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Yunan mitolojisinin, insan-kadınları cinsel ilişkiye zorlayan er­kek tanrılarla dolu olması rastlantı değildir; bu "tanrısal tecavüz", var olan toplumda erkek denetiminin özellikle tecavüz eylemi ve pra­gmatiği dolayımıyla kurulması olgusunun "tanrısal toplum"a projeksiyo­nu olarak yorumlanabilir. Kadının doğa ile, özellikle de doğanın ka­ranlık yönüyle ilişkilendirilmesi, yalnızca Antik Yunan'a özgü değil, uygarlığın başından beri var olan bir olgudur. Uygarlığın beşiği sayılan eski Mezopotamya'nın dişi cadıları, Mezopotamya'nın uygarlık idealinin anti tezi olarak kurgulanıyor ve bu nedenle steple, dağlarla ve yeraltı dünyası ile ilişkilendiriliyorlardı; bunların tümü de "uygar" Mezopotamyalıların toplumsal denetimi dışında olan yerlerdi.
Sayfa 131·Kitabı okudu