Toplumda saldırganlığın, şiddetin arttığı, yaygınlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Görünürdeki sorun, çoğu olayda öfkenin kontrol edilememesi. Ama bu gibi durumlarda bazen kontrol edilemeyen esas duygu, daha da altta yatan kaygı olabiliyor. Kişide büyük bir sıkıntı yaratan ama kontrol edilemeyen, baş edilemeyen o kaygı hissi öfkeye dönüşüyor. Çocuklarda gördüğümüz öfkeli saldırganlığın, yıkıcı karşı gelme davranışlarının kökünde çoğu zaman kaygı vardır.
Günümüzde sosyal medya çocuk, genç, yetişkin, her yaştan insanı başarı konusunda yanıltabiliyor. İşin doğrusu, başarının altında girişkenlik değil, işini çok iyi yapmak vardır.
Duygularını uzun süre aşırı kontrol altında tutan insan, bir süre sonra istese dahi duyguyu hissedemez hale gelebiliyor. Örneğin üzüntüsünü, kederini, aşırı baskılamaktan artık üzüntü hissedemez, hatta bazen coşku ve neşe de duyamaz oluyor.