Kuklabaz

Kuklabaz
@Numin
anitsayac.com "Yaşam, umutsuzluktan umut üretmektir."
2003
71 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
"TEMELSİZLİK ANKSİYETESİ"
Dünya ancak insanın onu oluşturduğu biçimiyle bir anlam taşır. Kendisine yarattığı bu dünyada, insan kendi yaşamından sorumludur. Yalnızca eylemleri için değil, eyleme dönüştürmedikleri için de. Dolayısıyla yalnızca yaptıklarımızın değil, görmezden geldiklerimizin de sorumluluğu bize aittir. Kendimizin yarattğı bir dünyanın kendimizden başka bir temeli olmadığı için yaşanabilecek "temelsizlik anksiyetesi" sürekli kaçındığımız bir duygudur. Özerk davranma, yalnız kalma ya da kararlar verme gibi durumlardan kaçınarak bu duyguyla yüzleşmemeye çalışırız. Kendimizden daha büyük bir kurum, güç, otorite ve mitos arar ya da yaratırız. Ya da Heidegger ve Sartre'in vurguladıkları gibi, daha güçlü bir savunma mekanizması sayesinde, dünyamızı sanki bizim yaratımızdan bağımsızmışçasına yaratırız.
Sayfa 190
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
O kadar doğru ki
Yaşamaktan korkan insan yaşamı taşınmaz bir mal gibi depolama eğilimindedir ve geleceğini de sürekli ipotek altında tutmaya çalışır. Yaşamazlık ve ölüm zaten her an onunla birliktedir.
Sayfa 186
Ölümsüz bir yaşamı, sınırlı bir yaşamı sürdürdüğümüz yoğunlukta yaşayabilir, ona böyle sahip çıkabilir miydik?
Sayfa 182
Böyle olup bir de sevilmeyi bekleyen insanlar var :)
Eğer bir insan diğerinin varlığına tümüyle katılmaz, ondan bir çıkar sağlama beklentisiyle ilişkiye kendisinden bir şeyler katmaz, ya da nesnel bir gözlemci tutumuyla, kendi davranışlarıın diğer kişi üzerinde nasıl bir izlenim bıraktiğını anlamaya çalışırsa, "`ben-sen" ilişkisi " ben-şey" ilişkisine dönüşür. Ortakyaşam türü özne-nesne ilişkileri, karşılıklı "ben-şey" beraberliği çerçevesinde sürdürülür.
Sayfa 159
Yine hiç yaşanmamış bir hayat
Varoluş vakumu çoğu zaman varoluşun zaman boyutunda yaşanan bir anksiyeteyi de içerir. Varoluşun zaman boyutu açısından "olmak", içinde bulunulan andan bir sonraki ana hareket etmekte olmayı, yani "olmakta olmayı tanımlar. Olmak yerine yapmaya yönelik bir yaşantıda ise geleceği güvence altına alma kaygısı, açık ya da üstü kapalı olarak yaşanır. Geleceği güvence altına alma kaygısının etkisi altındaki insan, içinde bulunduğu zamanı yaşayamadığını göremez. Aslında olayın temelinde, şimdiki zamanı yaşamayı öğrenememiş olma gerçeği yatar. İçinde bulunulan zamanın yaşanamamasının yarattığı boşluk sonucu insan, sürekli geleceği ısmarlamaya çalışarak yaşamını tüketir.
Sayfa 154