Zümrüt Ateş

Zümrüt Ateş
@Nupelda1
Yaşamak debelenir içimde, kıvrak ve küheylan.. * open.spotify.com/track/0GEiukfKU...
242 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
F r a g m a n l a r I.Biz yaralı bir toplumuz. Koskoca bir gövde kesile biçile, orasından burasından koparıla koparıla iki yüz yıldır durmadan kanıyor;- sadece gövde mi, geçmişin ruhu da! Bu, bir ruh kanamasıdır ve cehaletle pansuman yapılarak iyileştirilmeye çalışılıyor… II. Hüzünle düşünmek! Doğu’ya özgü müdür;-sanmam! Ben öteden beri Mutlulukla Hakikat arasındaki bağıntının olduğunu düşünenlerdenim. John Stuart Mill’in bir sözünü andım şimdi: ‘Mutlu bir domuz olmaktansa, mutsuz bir insan olmayı yeğlerim’. Hüzün, geçmiş mutlulukların peşine düşmenin hakikatidir: Proust’a özenerek söylersem: ‘A la Recherche du Bonheur Perdu’… III.Şiirin birimi, sözcükler değil, metaforlardır. Richard Rorty, Heidegger’in Aletheia [Hakikat] ile şiir arasında kurduğu ilişkiyi tamamlayarak metaforların da hakikate dönüşebileceğini gösterdi. Kısaca şiirle felsefe ya da Hakikat arayışı arasında, raslantısal bir bağıntı vardır. Metafor Hakikate dönüşebilir de, dönüşmeyebilir de! Hakikate dönüştüğünde şiir de felsefeye dönüşür! IV.Gerek klasik Batı müziği gerek klasik Türk musıkısı, bende daima bir Logos [Herakleitos’cu anlamda] , bir Düzen’dir: Kaos’a karşı Logos! Nietzche’e katılmıyorum: Müzik, Dionyzosca-olan değil, Apollonca-olan’dır. Dolayısıyla müzik, modern yaşamın getirdiği Kaos’un karşısına, şiirin Logos’unu, yani düzenini yerleştirir: Dünyanın ve yaşamın Kaos’una, ancak şiirin getirdiği müziğin düzeniyle karşı konulabilir. V.Bir Fransız düşünürü [yoksa ‘şairi’ mi idi?], ‘hatıra, şairdir’ dermiş. Ben olsam ‘hatıra’ değil, ‘hafıza şairdir’ derdim. Buna ‘hayal, şairdir’i de ekleyebiliriz. Belleği şair yapan gelenek, hayali şair yapan da modernliktir. VI .Şairin işi hakikati aramak değildir. Ya nedir? İbn Arabi’nin dediği gibi, ‘hakikati mecazla örtmek’ mi, yoksa
Reklam
Sen uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da sana bakar.
Nietzsche
“Hüzün ki, en çok yakışandır bize” der şair ama hüznü de abartmamak gerekir. Komünistler dahi sürekli ağlamaklı olan biriyle yoldaşlık etmek istemez. Bazen gülmek gerekir, bazen ağlamak. Hassastır terazinin kefeleri, küçücük sallantıda en ağır kayalar dökülüverir. Terazi demişken, Themis ne şanslıdır ki gözleri bağlıdır. Gözleri açık olsaydı şüphesiz canına kıyardı. Bizimse gözümüz açıktır ama kör gibi davranmamız beklenir. Eski Sevgilim Safinaz’a Mektuplar (1)
Bu zaman diliminde seni özlemedim ya da beklemedim diyemem. İktidarlar bile değişirken ülkede, sadece senin ismini sayıkladım. En az siyasi partiler kadar riyakar olduğundan adını ağaca değil, oy pusulasına kazıdım. Sabah ezanının diğerlerinden yavaş okunmasına şaşırırken, uykusuzluğumdan ötürü tabi ki seni suçladım. Eski Sevgilim Safinaz’a Mektuplar (1)
İlişkiler başlar ve biter. Kimileri ruh ikizini arar, kimileri Yin Yang’ini… Kimisi evleneceği kişiyi seçebilirken, kimisi üç beş kuruşa satılır. Bazen ayrılık ölümden öncedir, bazense tam tersi. Fakat sen bu istatistiklere kafa yoramazsın. Savaşa, açlığa ve kapitalizme de kafa yoramazsın. Çünkü şu an ziyadesiyle mutlusun. Eski Sevgilim Safinaz’a Mektuplar (1)