Fethiye Nur Aksoy

Fethiye Nur Aksoy
@NurFethiye
Bu hoca, karşısında ezber dinletecek bir çocuk geldi mi, evvela oturduğu sedirin sol tarafındaki direk gibi bir payandaya bağlı ince bir zinciri, lalesi ile beraber çocuğun boynuna geçirir, ondan sonra iki koluyla rahleye abanır, çocuğun başını bu iki kolunun arasına alırdı. Çocuk okur, kendi de dinlerdi. Yanlış çıktı mı, abandığı sol kolu derhal yerinden kalkar, z avallı müstakbel hafızın suratına "şark! "diye inerdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çocukluk deyip geçmeyin... Büyüklük, onun fotoğraf agrandismanlarını andıran birer örneğidir.
İster siyahı, isterse beyaz olsun, kadın değil mi? Kadın kısmı sokakta gülümseyebilir mi? Ya biri görecek olursa... Sonra ne derler?
" Ağır" türde dayak yiyenlerin çoğu, ayakları falakadan kurtulur kurtulmaz yürüyemez, kıçın kıçın sürüne sürüne bahçeye kadar gider ve oradaki musluk altında ağrılarını dindirirlerdi.
Canım çocukluk!.. En uslu hali bile sessiz, rahat rahat otururken - her nedense- fingirdemeye denktir. O bile başı boşluğa vurgundur. İster ki kimseler oyununa karışmasın, kimseler düşüncelerine engel olmasın. Ötüşsün, bağırsın, çağırsın, kimse "yapma, etme" demesin, herkes nazını çeksin. Uyuyacaksa ona ninni söylesin. Yesin, içsin, gezsin, vursun, kırsın, binsin, sallasın!