İlk incelememi;benim için kaçınılmaz bir şekilde en sevdiğim ve hayran olduğum yazarların başında gelen Yaşar Kemal'in;Yaşar Kemal denildiğinde belki de akıllara ilk gelen eseri İnce Memed ile yapmak istedim.
Daha önce okumama rağmen, serinin tamamını kütüphaneme alınca tekrar okuduğum((güzel bir zorunluluktu bu hissettiğim, ayrıca kitap tamamen bana aitti artık:)) efsanevi seri. Bitmesini hiç istemedim, bu yüzden önce serinin ilk ikisini;araya başka kitaplar ekledikten uzun bir zaman sonra da diğer ikisini okuyup bitirdim.
Naçizane fikirlerimi sunduğum incelememe gelecek olursak...
32 yıllık uzun bir zaman diliminde yazılan, geçmişten günümüze resmen ayna tutan;umudun,umutsuzluğun, insanlığın, Anadolu'nun, bizlerin hikayesi, üzücü kaderi(!)... Ağalar, ağazadeler, açlık, fakirlik, emek, sömürü, dayak... Ve bunlara kendi de maruz kalıp daha fazla dayanamayan;ezilen, hor görülen, türlü işkence ve dayaktan geçen halkın hakkını, kendi hakkını savunmaya çalışan;bu yolda ağaları vuran, sonrasında savaşa eşkıya olarak devam eden bir İnce Memed ve daha nice İnce Memedler... Öyle bir İnce Memed ki görenlerin asla eşkıya olup adam vurduğuna inanmadığı, "Böyle İnce Memed mi olur, bu daha çocuk!" diye söylendiği, yeri geldiğinde bir çocuk kadar ürkek olan, utanan;zenginden alıp "Halkın hakkı bu!" diye halka dağıtan İnce Memed...
Kitabı okuduğumda;bu çarpık düzen mi İnce Memedi İnce Memed olmaya zorladı, yoksa İnce Memed olmak zaten İnce Memedin içinde mi vardı? diye kendi kendime çok sordum. Halk, köylü bu kadar ezilmeseydi İnce Memed olur muydu yine? Veya "Bir ağa gidiyor bin ağa geliyor!" diye düşünüp vurmaktan vazgeçtiğinde;köylünün "Sen İnce Memed olmaktan vazgeçersen, biz yine mahvoluruz!" diye diye İnce Memede bağlanıp ondan umut beslemeleri mi İnce Memedi İnce