Edward Norton Lorenz’ in Kaos Teorisinde ‘Dünyanın herhangi bir noktasındaki küçük bir kelebeğin kanat çırpışının dünyanın öbür ucunda bir yerde fırtınaya ya da herhangi bir olaya sebep olabilir.’ Dediği gibi hayatta gerçekleşen her durum, yapılan her eylem değerlidir. Küçük gibi görünen her durumlar, etki ettikleri olayları bambaşka hale büründürebilir. Eğer atalarımız iki ayak üzerinde evrilmek yerine dört ayak üzerinde devam etselerdi bizi nasıl bir hayat beklerdi? Daha gelişmiş bir toplum mu olurduk daha mı ilkel kalırdık? Doğayla gereksinim dışında zarar vermeden yaşayabilir miydik yoksa şu an da olduğu gibi bizim dışımızda diğer canlılardan izin almadan sahiplenip, onların yaşam alanını yıkıp bir de üstüne avlayarak bazı türlerin soyunun tükenmesine sebep olduğumuz gibi şu an da yaptığımız betonlaşmaya devam mı ederdik?
Karl Marx’ ın alt yapı ve üst yapı ilişki gibi. Alt yapı üst yapıyı belirler. Sen ne üretiyorsan osun. Ne ürettiğin, ne yediğini, ne giydiğini, neye inandığını, nasıl yaşadığını yani şu anki toplumun yapısını belirler. Geçmiş zamanda başta avcı toplayıcı olmamız sonradan yerleşik hayata geçmemiz şu anki toplumumuzu belirleyen şeylerdir.
Homo Sapiensin’ in varlığı dünya için bir tehdit mi, gereklilik mi? Hayvanların soyunu tüketen, doğadan hep daha fazlasını alabilmek için tahrip eden, kendi aramızda savaşlar açıp her yaş ve cinsiyetten insanın daha fazla güç, toprak veya başka nedenlerden canını alan biz açgözlü, doyumsuzlar gerçekten dünyayı hak ediyor muyuz? Eğer bana seçim verilmiş olsaydı dünyaya insan olarak gelmek istemezdim. İnsan olmak, yaptıklarının bilincinde olmaktır. Doğrudan olmasa da dolaylı yoldan dünyaya zarar vermiş olmanın sorumluluğunu almak istemiyorum. Bilinçsizce sadece beslenme, barınma ve tehlikeden korunma gibi dertlerimin