NurGül

NurGül
@Nur_90
Eğer iman-ı âhiret yardım etmeseydi, bir gün dayanmak, ölüm kadar tesir edip bizi hayattan istifa etmeye sevk edecekti.
"Nasibinde varsa, iki dağın altında bile olsa gelip seni bulur. Nasibinde yoksa iki elinin arasında olsa da elinden kaçar.” "Şeyh Edebali"
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazen dünyaya yerleşemiyorsun, zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde; bir zerrecik, bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun. Hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler verilmiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. Baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o lâtife, bir saç kadar bir sıkleti, yani, gaflet ve dalâletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyor. Hattâ bazen söner ve ölür. Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem’a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. Çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a’mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz’î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Bir bahçeyi sulayan cetvelin deliğini açmayan adam, o bahçenin kurumasına ve o nimetlerin ademine sebep ve illet oluyor. Fakat o bahçenin nimetlerinin vücudu, o adamın hizmetinden başka, yüzer şerâitin vücuduna tevakkufla beraber, illet-i hakikî olan kudret ve irade-i Rabbâniye ile vücuda gelir.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Meşhurdur ki, bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz’in ordusunu müteaddit defa mağlûp eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâsı ve etbâı ona demişler: "Sen muzaffer olacaksın. Cenâb-ı Hak seni galip edecek." O demiş: "Ben Allah’ın emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedarım. Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmam. Muzaffer etmek veya mağlûp etmek Onun vazifesidir." İşte o zat bu sırr-ı teslimiyeti anlamasıyla, harika bir surette çok defa muzaffer olmuştur.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Samimi olarak anlaşabildiğiniz kişiler her konuda sizin gibi düşünmemelidir. sizden farklı olmalı ki; saf çıkar ya da haklı çıkma hazzı gibi primitif duyguları kullanmak için fırsat beklememeli, siz konuşurken cümlelerini toparlamak için dinlemiş gibi yapmamalı, içgörü ve empatiyle yaklaşmalı, hiçbir konuda yargılamamalıdır. zira kendimize benzeyen insan sorunlarımızı çözmek için uğraşmaz: sorunlarımızı yatıştırır. şayet öyle olsaydı, bazen içimizi açacak "tanımadık" birine ihtiyaç duymazdık. aynı müzik türünü dinlemek veya yapılan espriyi açıklamadan anlaşılmak gibi noktalar, anca birçok konuya yüzeysel baktığımız ergenlik dönemimizdeki anlaşabilme ölçütleri olabilir. oysa gerçek anlaşabilirliğin, epey farklı bakış açılarına sahip olmaktan geçtiğini geç keşfederiz. ve çoğu zaman bu gerçeği keşfettiğimizde, hislerimizi anladıklarını düşündüğümüz insanlar yerine anlaşmak zorunda kaldığımız insanlarla dostluk rolü oynadığımızın farkına varırız.
jamesbraddock