Genel olarak, kişisel ya da toplumsal bir felaket başımıza geldiğinde yerdeki molozlardan bunun yapısını incelersek, hemen hemen her zaman, kendine inanan ve hayran olan vasat, dik kafalı bir adam tarafından körü körüne inşa edildiğini görürüz.
Bu adamın başlıca özelliği inatçılığıydı. İnatçı olmakla övünür, kendini Napolyon'la kıyaslardı. Bu da sadece bir yanılsamaydı. Bu yanılgıya düşen, uzaktan bakıldığında inatçılığı irade, mumu yıldız sanan bir dünya insan var.
Kasaba romantizmini çok seviyorum. Çünkü hayal kırıklığı, kaos ya da hüzün yok. Güvenli bir liman gibi benim için. Bu serinin dördüncü kitabıydı hala en merak ettiğim çifte gelemedik ama olsun sıra onlarda